75 DİLEK BATER
3-D-00075-DILEK BATER  İşte sınıfımızın Dilekbankı. Kredi almak çok zor olmasa da öyle pek kolay değildir. Yalnız en büyük şikayetimiz yatırımlarını muzlu çikolataya yapmasıdır. Folklor çalışmalarının gönüllüsü olan (0) Dileğin henüz çözemediğimiz bir nedenle dişçilerle arası pekiyi değildir. Kanımızca en hoşuna gidecek meslek, yalnız dişçiler için yetişmiş diş doktoru olmak… ?! Sosyal derslerindeki üstün başarısını bazı çevreler kendi kendine söz vermesine yorarken, başkaları da alnında beliren bazı çıkıntılara bağlıyor. Bu cici arkadaşımıza, biraz daha sebatlı olmasını dilediğimiz yaşamı boyunca mutluluklar.
  153 SAADET BOYACIOĞLU
3-D-00153-SAADET BOYACIOGLU Hemen oraya bir mim koyduysak öbür tarafında muhakkak Saadet vardır. Bu sınıfta Saadetle mim o kadar karışmıştır ki bazen «oraya bir Saadet koydum» deyiverirsiniz. Sene başında «Mine» olduğunu uzun süreler hararetli şekilde iddia ettiyse de zamanla bu huyundan vazgeçti. Çok iyi kalpli, yardımsever bu arkadaşımız sözlülere kalkanları hiç yalnız bırakmaz, yazılılarda ise kontrol etmek maksadıyla bir kaç kez okuduğu kAğıdı, çevresi tarafından çekiştirilmekten paçavraya döner. Kısacası sözlü ve yazılı kAbuslarını aydınlatan güneşimizdir o bizim. Voleybol ve yakantoptaki başarısı, yazın devam ettiği tenis, ondaki sporcu ruhunun varlığını kanıtlamıştır. Öğrenim hayatındaki başarısını devamını ve tükenmez mutluluklar dileğiyle.
  155 ŞULE AKINOĞLU
3-D-00155-SULE AKINOGLU Eğer lll/D’ye bir Biology dersinde uğrarsanız tahtada konuyu anlatan muhakkak Şule’dir. Şule şimdiye kadar—nazar değmesin— her Biology dersinde sınıfın da büyük ısrarları üzerine tahtaya kalkarak sözlü ateşiyle yanan diğerlerini kurtarır. Bütün kurtulanlar adına teşekkür edelim ona. Hocalarla ders konularında giriştiği ateşli tartışmalar biz sınıf sakinleri tarafından —müşterek bahis yapılarak ve heyecanla (!) seyredilir. Antremanlarına devam ettiği Ping-pong’da başarıya erişmiş bu kızımızın geçmiş senelerde ritmik jimnastik merakı da gözden kaçmamıştır. Başarı ve mutluluklar !
  181 AYŞE ERSOY
3-D-00181-AYSE ERSOY Tek kelimeyle sınıfımızın civcividir Ayşe. Dört yıl boyunca güzel kız lakabını kimseye kaptırmamış bu cici kızımızın ayrıca «lisanslı» bir basketbolcu olduğunu da söylemek koltuklarımızı kabartıyor. Derslerde yatakhane arkadaşı Hüsniye’nin onu pek çok güldürmesiyle kalemlerinin devamlı yere düşmesi arasında çözemediğimiz bir bağıntı var kanımızca. Fakat en sevindiğimiz konu Ayşe’nin sene sonu toplantısında giymeğe karar verdiği patlıcan rengi tuvaletinden vazgeçip yerine baby-doll giymeğe karar vermesi. Saçları gibi altın kalpli bu arkadaşımıza hayatı boyunca başarı ve mutluluklar..
  274 AHMET BAŞÇI
3-D-00274-AHMET BASCI Sessiz, sakin bir beyefendi. İşte Ahmet Başçı. Bu beyefendinin tek tutkusu çalışmak olduğu halde nedense pek parlak notlar alamaz. Bizde sebebini düşünüp duruyoruz. Yine de sınıfımızın parlakları arasındadır. Halûk Geray’la dört yıldır süren sağlam arkadaşlığı, öylesine sert temellere dayanır ki, ikisi de bütün güçlüklere rağmen dört sene boyunca yan yana hiç kavga etmeden oturmayı başarmışlardır. Ahmet’in idare konusunda çok başarılı olduğunu söylemeden geçmeyelim. Öyle ki sınıf başkanı olur olmaz kendini bütün gücüyle bu çalışmalara vererek büyük bir başarı sağlamıştır. Çok sevdiğimiz bu arkadaşımıza pürüzsüz bir yaşam dileriz.
  400 İSMAİL SAYGILI
3-D-00400-ISMAIL SAYGILI Arka sıralarımızın sakin görünen azgınlarından biri daha. Futbol takımımızın başarılı oyuncusu İsmail’in ilerde bu konuyla pek ilgilenmeyeceğini ümit ederiz. Arkadaşımızın derste Mahmut’la epey eğlenip, bu eğlenceler sonunda da tahtayı ziyaret ettiği, sık sık görülür. Yazılılarda kurdukları dörtlü grubun başarılı yöneticisi İsmail’in iyi notlarını biz bunlara bağlıyoruz. Şimdiye kadar, yöneticilerimiz tarafından sık sık şekli değiştirilen saçlarını henüz bir düzene sokamadı ama ilerde inşallah. Bu arkadaşımıza yaşamı süresince kesintisiz mutluluklar.
  420 MEHMET GENÇYILMAZ
3-D-00420-MEHMET GENCYILMAZ Üç yıl boyunca beslediği umutlara bu yıl kavuşan Mehmet, Gökhan, Mahir ve Oktay’la bir gruba düşmeyi sonunda başardı. Hep beraber derslerde yaptıkları pergel şakaları ile epey eğlendikleri kanısındayız. İlk görüşte öğretmenlerde hiç yaramaz çocuk etkisi bırakmayan bu masum yüzlü arkadaşımız yaptığı işlerden çok bunların acı sonuçları ile dikkati çeker. Futbol sevgisi daha çocukluğundan beri içinde yer etmiş olan Mehmet, sözlülerde nedense pek kızarır. Nedeni bizim içinde henüz sırdır. Belki de üstün başarısındandır ama bilinmez ki. Başarılar dileriz.
  446 SELAHATTİN ÜNAL
3-D-00446-SELÂHATTIN UNAL İşte sınıfımızın en şirin tipi, kızların gözbebeği. Öylesine şirindir ki Selo, onu gördüğünüz zaman gülümsememek elden gelmez. Okula getirdiği teypiyle ölüleri bile eğlendirir (fakat hocaları !…) En sevdiği sporların başında yüzme ve tenisin geldiğini söyleyen bu arkadaşımız aynı zamanda sınıfımızın üstün seslerindendir ve bir arkadaşımızın pencereden atlamasına sebep olmasaydı gazino teklifleriyle karşılaşacağından herkes emindi. Başarı ve mutluluklar…
  464 MUSTAFA İPER
3-D-00464-MUSTAFA IPER  Acaba lll/D’ye bu yıl geldiğini kim farkına varır? Hiç kimse elbet. Bizimle öyle kaynaşmış ve anlaşmış bir durumda ki Mustafa. Bizde en çok merak uyandıran yönü nasıl bu kadar hızlı konuşabildiğidir. Bu yönüyle pek çok öğretmenimizin de yüksek taktirini toplamış olan bu arkadaşımızın en değişik yönlerinden biriside hafif sıkıldığı derslerde yaptığı ilginç ve anlaşılmaz resimlerdir. Bundan dolayı herkeste geleceğin ya mimar, ya da ressamı olacağı hissini uyandırır. Sağlık ve başarı dolu uzun bir ömür dileriz.
  482 KORHAN KOÇAK
3-D-00482-KORHAN KOCAK Son yılda uzayan boyuyla devamlı olarak övünen Korhan (0) ın eline basket topu almadan serbest giriş kartı çıkarmasına biz- ler kadar kendi de şaşırmıştır. Sınıfımızın yakışıklı tiplerinden sayabileceğimiz Korhan, bu özelliğinden faydalanarak okul içi bir takım çalışmalara katılmış ve bunlarda oldukça başarı kazanmıştır. Dışardan getirttiği adidaslarını utanmasa boynuna asıp dolaşacak ama yeni bir modanın öncüsü olmaktan çekiniyor herhalde. Ayşe ile oynadığı, henüz çözemediğimiz bir takım oyunları ve güzel kravat bağlamayı hobi haline getirmiştir. (Korkumuz bir gün Ayşe’yi bağlayıp kravatlarla oynaması !) Mutluluklar..
  500 MAHİR YÜCEDAĞ
3-D-00500-MAHIR YUCEDAG Sınıfımızın yeşil gözlü, yakışıklı oğlanı, birçok genç kızı taa kalbinden vurmasıyla tanınmıştır. Ayrıca Mahir’in çok iyi bir organizatör olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Düzenlediği futbol turnuvasında yapılan şikAyetleri Marko Paşa bile halledemedi. Bulduğu kopya metotları ile en çok sıra arkadaşı Ece’yi şaşırtan Mahir, derslerde pek sessizdir. Bugünlerde kitap ve defterlerini «Korku» nun Türk ve yabancı kapaklarıyla kaplamayı hobi haline getiren bu arkadaşımıza bütün endişe ve korkulardan uzak başarı dolu bir yaşam dileriz.
  503 ŞEBNEM BORA
3-D-00503-SEBNEM BORA Sınıfımızın askere gidecek tek kızıdır. Sınıftaki erkeklerin bile çoğu ondan korkarlar. Çünkü onun vurduğu yerde «Mor gül» biter. El şakasını çok seven Mert’in bile ona yaklaşınca bir kuzu kadar sakinleştiği sınıf sakinlerinin gözünden kaçmamıştır. Basketbol ve yakantopta çok büyük bir isim olduğunu, okul takımındaki başarıları ve sınıf maçlarındaki büyük yararlıklarıyla ispatlarken, centilmen sporculuğun en güzel örneklerini vermiştir. Çok iyi anlaştığı Saadet’le yazılı sorularını üleşerek yapar ve her nedense ikisi de iyi notlar alırlar. Özelliklerinden biriside, sık sık değiştirdiği kazaklarıyla okula bir renk armonisi içinde gelmesidir. Bu güçlü arkadaşımıza sonsuz mutluluk ve başarılar.
  534 SATVET SINAV
3-D-00534-SATVET SINAV Ciddiyet, zekA, Satvet… İşte karışmış üç kavram. Il-D’nin en ciddi, en efendi çocuğudur Satvet. Matematikteki problem çözme ustalığı, İngilizcedeki paragraf kurma becerisiyle ve ortaya sürdüğü değişik fikirleriyle zekAsını kanıtlamıştır. Ill-D’nin kapısından geçerken iane tane konuşan bir ses ve arkasından koyu bir sessizlik duyarsanız, bilin ki Satvet bir şey sordu. III – D’de düşünmeye başladı. İlerde doktor olmak istediğini söyleyen Satvet’in bu işe yatkın bir yazısı ve zekAsı olduğundan başaracağına eminiz. Aman Satvet dikkat et, operatör olursan, pergelini hastanın karnında unutma. Mutluluklar…
  546 HALUK GERAY
 3-D-00546-HALÛK GERAY Müsamere kolunun dört yıllık abonesi olan bu yetenekli arkadaşımız, ölüleri bile güldürmeyi başarmıştır. Buna ciddi Ahmet Başçı’yı örnek vermek yeterli kanımızca. İngilizcedeki cümle kurma ustalığını, sırasının altındaki sözlüğe bağlayan kıskanç arkadaşlarımızı her zaman kınamışızdır. Derslerdeki bu başarısının, İngilizce testlerindeki başarısından birazcık fazla oluşu bizce onun kabahati değil de, herkesin derdi olan soruların zorluğudur. Aynı zamanda iyi bir basketçi olan bu arkadaşımızın, mutluluğunun devam etmesi dileği ile..
  602 İBRAHİM ORHAN
3-D-00602-IBRAHIM ORHAN Sınıfımızın dört yıl boyunca ön sıralarını süslemiş bu mini mini arkadaşımız genellikle sessizliği ile dikkati çeker. Her ne kadar göze pek inandırıcı gelmiyorsa da «Big Boy» Ömer’i ilkokulda nasıl dövdüğünü anlatmak en büyük zevkidir. Bazen aşka gelip sıralardan ve kafalarımızdan meydana gelmiş baterisiyle harika sololar yaparsa da nöbetçi öğretmenin kapıda görünmesiyle bir kuzu kadar sakinleşir. İyi kalpliliğiyle hepimizin gönlünü kazanan bu arkadaşımıza yaşamı boyunca; sessiz, sakin başarı ve mutluluklar dileriz.
  640 ÖMER DAYI
3-D-00640-OMER DAYI Kocaman sesli bir kocaman çocuk. İşte Ömer’in en kısa tarifi. Eğer bir gün yolunuz lll-D’ye düşer ve Ömer’i görürseniz ona neden «Big Boy» dendiğini anlarsınız herhalde. Sınıf arkadaşlarını korumak, onlar için her fedakArlığı yapmak Ömer’in parolasıdır. Gerçek şu ki Ömer’in lll-D’ye yaptıklarını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Sağolasın Ömer ! Sınıfımızın basketbol, okulunda voleybol takımı oyuncusu olan Ömer’in en büyük tutkularından biri de saçlarını üç numaraya vurdurmaktır. Korkumuz başını üşütmesi. Bu kocaman arkadaşa ileriki yaşamında kocaman mutluluklar.
  658 OSMAN OCAK
3-D-00658-OSMAN OCAK «Although the gerillas weren’t very successful they were able to enter the forbidden area of commandos». İngilizce derslerinde, böyle bir cümle çıksa çıksa Osman’dan çıkar. Bu iki yıllık lisanslı Ping- pongcumuzun derslerdeki sessizliği (!) hayret vericidir. Her nasılsa, sosyal derslerinde bizimde bilmediğimiz bir nedenle epey başarılıdır. Fakat sözlülerde uyandırılmağa hiç dayanamaz. İsmini duyunca fırlattığı anlaşılmaz bakışlar ve arkasından tahtaya doğru yaptığı o kabadayıca yürüyüş hepimizi ürkütür. Eğer sınıfımızın Don Juan’ı olan Osman’ı gücendirmek istemiyorsanız yanında Matematik derslerinden bahsetmenizi pek tavsiye etmeyiz. Pek yüksek (!) notlarından olsa gerek. Ciddiyeti çok seven bu arkadaşımıza ömür boyu başarılar.
  680 GÖKHAN TEZKAN
3-D-00680-GOKHAN TEZKAN İşte size hararetli bir B.J.K. taraftarı. İngilizce ödev cümleleri bile buram, buram B.J.K. kokan Gökhan’ın en büyük merakı da okula gelirken giydiği «grey-jean» ıdır. Bu derhal matematik öğretmenimizin dikkatini çekmişse de pek üzerinde durulmamıştır. Her hafta bütün parasını yatırdığı yabancı dergilerden çıkan posterlerle kaplı olan odasının duvarları en büyük övünç kaynağıdır. Matematiğinin çok kuvvetli olduğuna inandığımız Gökhan, her nedense bu gibi işlere pek kafa yorup önem vermez. Vermesini dileriz. Başarılar…
  734 AVNİ ATABEK
3-D-00734-AVNI ATABEK Sınıfımızda yakışıklı olduğunu pek hararetli bir şekilde savunan ve gözünde çıkan arpacığı kızların nazar değmesi şeklinde yorumlayan bu arkadaşımız son senede biraz değişmiştir. Arka sıralarda Halûk Sancar’a yaptığı esprilerden sonra onun kızaran yüzünü saklamayı —çoğu kez başaramasa da— buna dışarıya dalmışken çağrılmasına bozulduğundan daha az bozulur. Atçılık ve kayağa çok düşkün bu arkadaşımız henüz çözemediğimiz bir nedenle Erzurum’u çok sevmektedir. Giydiği renk renk mini yelekler kıyafet düşkünlüğünü kanıtlarken kalecilikteki başarısı (!) sınıfımızı sonunculuğa yükseltmiştir. Mutlu, başarılı ve uzun bir yaşam dileğiyle….
  745 ZEYNEP TÜMER
3-D-00745-ZEYNEP TUMER İşte övündüğümüz, bağrımıza bastığımız bir arkadaş. Gerek ders, gerek başka yönlerden kusur bulamazsınız. Bir de öylesine temiz, öylesine pırıl pırıldır ki Ankara’nın bildiğimiz kurak pisliğinin alışkanlık haline geldiği günlerde bile gene pırıl pırıl, gene tertemizdir o ! Sık sık sorduğu, içinden çıkılmaz sorularıyla hocaları biraz sıkarsa da gene onların gözbebeğidir. İngilizce bakımından da yetenekli olan bu arkadaşımız bu işi şimdiden meslek edindi. Evet. Mr. Fraser’in tercümanlığını yapmaktadır. İleriki hayatında tertemiz mutluluklar ve 9’suz bir öğrenim dileyelim ona.
  780 MERT ESİRCİ
3-D-00780-MERT ESIRCI Mert = Basket + MKE 6 Mert vaktini basket oynayarak, bazı özel işleriyle ve sinemaya giderek değerlendirir. Geriye kalan boş zamanlarında da ders çalışmayı hoby haline getirmiştir. Bütün bu iyi niyetine rağmen pek parlak olmayan notlarının sebebi bir sır halinde kalmıştır. Çok havalı olan bu arkadaşımız derslerde çevresini hiç (!) rahatsız etmezse de nedense hocalar hep öbürlerini bırakıp, ona çatarlar. Ortadan ayırdığı saçlarıyla, yakışıklı olduğunu iddia eden Mert, bütün dikenleriyle bile sınıfımızın gülüdür. Her zaman olduğu gibi güleç ve mutlu bir yaşam dileriz.
  796 AHMET AKSOYLU
3-D-00796-AHMET AKSOYLU Sınıfımıza bu yıl katılmış olan bu arkadaşımız arada bir «Ah ! 2-İ» demese bize de çok alıştığını söyleyebiliriz. Ahmet’in vurulmaya lAyık ensesi, cüssesinin verdiği korkuyla olacak hiçbir el tarafından okşanamadı. Bazı hocalarımıza gösterdiği yakın ilgi ve ortaya attığı değişik fikirlerle tanınmıştır. Son zamanlarda kaynağını keşfedemediği kokuları bahane ederek pencere açma sevdasına kapıldıysa da, hocalar tarafından bunları çekme cezasına çarptırılarak bu uğraşında başarıya ulaşamadı. Bu sevimli, cana yakın arkadaşımızın ileriki hayatının mutluluklarla dolması dileğiyle…
  802 HALUK SANCAR
3-D-00802-HALÛK SANCAR  Birgün III – D’ye girer en arka sırada ya kızaran yüzünü ciltli kitaplarıyla saklamaya çalışan, ya da hocadan açma izni koparabildiği pencereden dışarları seyretmeye dalmış irice bir çocuk görürseniz muhakkak Halûk Sancar’dır. Bu iri arkadaşımızın tek kusuru kızarmasıdır. Özellikle hocaların niye okula gelmediğini sordukları zaman gelenekleşmiş bir cevap olan «Hastaydım» sözcüğünü söylerken kızarmasıdır (?) Çok zayıf bünyeli bu arkadaşımızın hastalıklardan kurtulması ve anlata anlata bitiremediği Avrupa’ya bir kere daha gidebilmesi dileğimiz. Mutluluklar…
  814 HAKKI ERATLI
3-D-00814-HAKKI ERATLI Dış görünüşünden beklenmeyecek derecede kocaman sesli bu arkadaşımızın bir türlü yatıştıramadığı saçları, yüzüne ayrı bir sevimlilik katar. Bu şirin arkadaşımız ön sıralarımızın süsü olma niteliğini —nazar değmesin— hiç kimselere kaptırmamıştır. Geçen yıllardaki keman merakı sınıf sakinlerinin gözünden kaçmayınca, ricalarımız üzerine bize verdiği konserden sonra bazılarımızın karın ağrıları tutunca, konser vermeğe tövbe etmiştir. Dördüncü dersten sonra evden getirdiği harika sandviçleriyle aç midelerimize işkence ederse de bazı zamanlarda iyi kalpliliği tutar. Başarılı ve mutlu bir yaşam dileğiyle.
  866 EROL ÇOKCA
3-D-00866-EROL COKCA İşte ön sıralarımızın abonesi sessiz bir tip daha. Sözlülerde dans eden bu arkadaşımızın hem söyleyip hem ayağının ritmini bozmaması hepimizin hayran kaldığı bir niteliğidir. Bu arkadaşımızın tek kusuru özellikle tarih sözlülerinde arada bir heyecanlanarak sesini yükseltiverip, uyuyanları uyandırmasıdır. Uçak yapımında Satvet’le giriştiği ateşli tartışmalar bize pek çok zevk verir ! Sonunda nedense hangisinin fikrinin kabul edildiği bir türlü anlaşılmaz. Bu hareketleri hiçbir zaman normali aşmayan, uslu fakat pek yüksek sesli arkadaşımıza başarılar dileriz.
  1073 ALEV COŞKUN
3-D-01073-ALEV COSKUN Sınıfımızın iyilik perisidir Alev. Sessiz, sakin, ciddi. Geçinilmesi pek kolay olmadığı kabul edilmiş Mert bile ona saygı gösterir, sever. Çünkü o sevgi mıknatısı gibidir. Fakat evde tatillerde görün. Hafta sonlarında beraber gittiğimiz sinemalarda en çok şamatayı yapan, en eğlenen gene odur. İnanmayacaksınız ama Cumartesi günleri konsere gidip uslu uslu oturan, sınıf partilerinde çılgınca eğlenen gene odur. Kısacası o nerde ne yapılacağını bilir. (Boşuna Ece onu anne seçmedi) Voleybolculuğu ve tenise merakı birde bazen merdivenlerde çok gülmesi hoby haline gelmiştir onda. Korkusuz düşüp bir yerini kırması. Çok çok mutluluk ve başarılar.
  1077 ARZU KELLECİOĞLU
3-D-01077-ARZU KELLECIOGLU «Haydaaaa !… Hoppaaa.. !…» diye bir ses yükselir III-D sınıfından. İddiaya girebiliriz ki Arzudan geliyordur. Kendisini kısa saçlarından ötürü «oğlum» diye çağırmalarına çok kızan Arzu, bu yıl saçlarını uzatmaya karar vermiş fakat daha formuna girmeden yandaki resmi çektirdiği için beğenmekte epey zorluk çekmiştir. Bu akıllı kızımız derslerde birazcık fazla konuşmasıyla, problemleri ve soruları çabucak çözüp, cevapları Saadet’e söyleyip, onda soru cevaplandırma zevki bırakmadığından aralarında çıkan ateşli tartışmalarla dikkati çeker Derse kalkıp ta bilemediği zaman o uzun saçlarını arkaya attıraraktan gözlerini kırpıştırması gerçekten görülmeğe değerdir. Başarı ve mutluluklar.
  1221 NİLÜFER GÜRCAN
3-D-01221-NILUFER GURCAN Sözlülerde sorulan sorular karşısındaki derin sessizliğiyle aldığı notlar ve yazılılardan aldığı yüksek notlar arasındaki büyük farkla hepimizi şaşırtan Nilüfer sınıfta okul disiplinine en çok uyan arkadaşımızdır. O her zaman kapalı tuttuğu yakası ve sessizliğiyle, temizlik aşığı, Türkçe öğretmenimizi bile anında etkileyip temizlik ve görgü koluna seçilmeyi başarmıştır. Bu büyük başarısından sonra sınıfımızın durumu pek fazla değişmediyse de çalışmalar büyük takdir toplamıştır. NOT : Her zaman 36 kat siyah çorap giyerek, saçlarını bağlı tutan bu arkadaşımızı yandaki resim çekilirken saçlarını açmağa bizim zorladığımızı belirtmeden geçmeyelim. Mutluluklar!
  1223 ECE ACARLAR
3-D-01223-ECE ACARLAR Sana ne yazalım Ece ? Güzel, akıllı olduğunu mu, yoksa iyi kalbin ve mantığınla her zaman, herkese yardım etmeğe hazır olduğunu mu ? Dört yıl boyunca sen; Cana yakınlığını ispat için daha ilk günden beri hepimizle ilgilendin. Sekiz ay antreman yapıp Türkiye üçüncüsü olmayı başardın. Bütün zorluklara rağmen Ayşemo’nla mektuplaşıp sağlam dostluğun nasıl olduğunu gösterdin. Bir gece bile çalışmayıp Matematik yarışmasında birinci oldun. Kısaca sen, bize kendini fazlasıyla sevdirdin. Mutluluklar
  1403 NEGÜZ AKBAŞ
3-D-01403-NEGUZ AKBAS Çocuklar, bu Cumartesi sinemaya gelecek olanlar, isimlerini yazdırsınlar Son David Bowvie’yi dinledin mi ? Harikaydı. Yarınki folklor gösterisinden sonra ritmik çalışmalarım var. Ertesi günde Ece’nin partisine gideceğim. İşte bizim çılgın Negüz budur. Sinema, ritmik, folklor, David Bowie ve partiler yanlarında onun ismi olmadan anımsanmazlar. Bizim sınıf toplantılarının gediklisi (!) olan ağabeysiyle yaptığı tartışmalar ve derslerde Osman’la konuşup, öğretmen bakınca da kızarmasıyla tanınan Negüz, yılsonu çayındaki dans yarışmasında epey iddialı. Bütün bunlardan sonra Negüz’ün oldukça yüksek notları karşısındaki şaşkınlığımızda haklı değil miyiz? Ne dersiniz?
  1441 HÜSNİYE ŞENÇOPUR
3-D-01441-HUSNIYE SENCOPUR Okul yatakhanesinin dört yıllık abonesi olan bu kızımızın derslerdeki şakaları herkesi fakat özellikle Ayşe’yi pek eğlendirir. Üç yıl boyunca yakantop takımımızın başarısında büyük rol oynayan Hüsniye’nin çizgileri karıştırmak gibi bir kusuru da olmasa transfer teklifleriyle karşılaşacağına şüpheniz yoktur. Beden derslerinin oldukça başarılı elemanlarından olan bu arkadaşımıızn Ayşe’yi çok kereler gülme komasına soktuğunu söylemek, onu tarif için yeterli kanımızca. Bu sevimli espirkeş arkadaşımıza memleketi Isparta’da uzun, mutlu yıllar dileğiyle….
  1470 SÜHA MENZİLCİOĞLU
3-D-01470-SUHA MENZILCIOGLU Bütün öğrenci üstü çabalarına rağmen öğretmenlerin gözbebeği haline gelmemesi Süha’nın üzüldüğü tek şeydir. Ön sıraların süsü haline gelmiş bu şirin arkadaşımızın, sınıfımıza bu yıl katılmış olmasına rağmen hemen kaynaşıvermesini biz iyi kalpliliğine bağlıyoruz. Bazı hocalarımızın geçen yılları anımsana kaynaklarından biri olan Süha’nın bundan büyük bir zevk aldığı her halinden belli olur. Sınıfımıza bu yıl gelen Mustafa’yla arada sırada çıkan ufacık tartışmalar olmasa çok iyi anlasan bu arkadaşımıza bütün yaşamı boyunca başarı ve mutluluklar dileriz.
  1538 EKMEL OLCAY
3-D-01538-EKMEL OLCAY Sınıfımızın satranç krallarından biridir. Ekmel, Oktay, Macit, Gökhan, Mahir grubuna sınıfımıza gelir gelmez katılmış ve kendini sevdirmeyi derhal başarmıştır. Bazı öğretmenlerimizin eskileri hatırlamalarındaki büyük yardımcılarından olan bu arkadaşımız A.O.Ç.’nin sınıfımızdaki savunucusudur. Bu konuda yaptığı hararetli konuşmalar gözlerimizi yaşartmıştır. Anlayamadığımız bir nedenden ötürü sıra arkadaşı Oktay sözlüye kalktığı zaman pancar misali kızarır. Bu iyi kalpli sempatik arkadaşımızın mutlu ve başarılı olması en içten dileğimizdir.
  1661 HÜRRİYET BİLGİÇ
3-D-01661-HURRIYET BILGIC Sınıfımızdan yükselen kahkahaların sahibini bulmakta güçlük çekmeyeceksiniz. Bütün parmaklar, ince yapılı bir taş bebeği andıran, midi formalı Hürriyet’i gösterecektir size. Yapısına büyük tezat teşkil eden spor yeteneğini voleyboldaki başarı ve yakantop takımındaki yararlıklarıyla kanıtlamıştır. Hürriyet’in bize kazandırdığı şirin arkadaşı Deniz’le beraber midi formalarının içinde bahçede dolaşarak adeta düşman çatlatırlar. ’
  1687 ÜLKÜ ÖZKAYA
3-D-01687-ULKU OZKAYA İşte örnek bir öğrenci, aranan bütün özellikleri üzerinde toplamış bir arkadaşımız. Çalışkan, disiplinli, düzenli ve ilgili. Ders içinde sorduğu soruların bazen anlaşılmaması bazen de garip karşılanması onu hiç kırmaz. Ülkü sorar da sorar… Birincilikte her zaman iddiası olan bu cici kızımız 9 aldığı zaman üzüntüsünü hiç çekinmeden belli eder. Aslında Elazığ’lı olan bu kızımız yatılıların ödev defteri halini almıştır. Her nedense yazılı ödevlerinde diğer yatı11larınkine pek benzediği görülür! Ezberlemedeki ustalığını biz alnında belirmekte olan çıkıntılara yoruyoruz. Siz ne dersiniz ? Müziğe çok kabiliyetli bu kızımızın ilerde iyi bir müzisyen olması ve mutluluk dilekleriyle. Mutluluklar…
  2537 HÜLYA DAĞDELEN
3-D-02537-HULYA DAGDELEN Hülya sınıfımızın sessizlerinden biridir. Bize öyle geliyor ki her yıl başında büyük bir şevkle atıldığı derslerinde, yıl ortasında bu şevkten hiçbir şey kalmaz. Ama nasılsa her yıl sınıf geçmeyi kolaylıkla başarır. Kürsünün içine girmişçesine önde oturduğu halde dışarıya çıkmak istermişçesine bakınır durur. Sözlülerde acil yardımına muhtaç olduğumuzu sezinler ve sözlü heyecanımızı bizimle beraber hisseder. Bu iyi kalpli arkadaşımıza hayatı boyunca basarı ve mutluluklar.
  3065 FÜSUN HAYRULLAHOĞLU
3-D-03065-FUSUN HAYRULLAHOGLU İşte önlerdeki sessiz sakin Füsun. Ama hele bir ağzını açmaya görsün, o zaman ne cevherler çıkar, ne siz tahmin edebilirsiniz, nede biz. Şuleyle olan çok yakın arkadaşlığı onun ping-pong’a başlatmıştır. Bu cici kızımızın tek kusuru az konuşmasıdır. Korkumuz bizim gibilerin (!) yanında ezilmesi.Mavi gözlü bu cici kızımızın Şule ile pek anlaştığını söylemek ve bu arkadaşlığın yazılılarda da aynı hararetle devam ettiğini ileri sürmek yanlış olmayacak kanımızca. Bu iyi kalpli tatlı arkadaşımıza ileriki hayatında başarı ve mutluluklar dileyelim.
  3168 AHMET GÖÇMENOĞLU
3-D-03168-AHMET GOCMENOGLU Sınıfımıza geçen yıl katılan bu sessiz, sakin arkadaşımıza arka sıraların tek sessiz kişisidir denebilir. Beraber oturduğu Satvet’- le tam bir sessizlik abidesi yaratan Ahmet’in bu efendiliği hocalar tarafından mükAfatlandırılmıştır. lll/D’nin çalışkan erkekler listesinin en önemli elemanlarından biri olan bu arkadaşımız, uzun boyu ve sarı saçlarıyla hemen dikkati çekip, öbür Ahmet’le büyük bir tezat teşkil eder. İlerde Fenle ilgili bir konuda başarıya ulaşacağına inandığımız, bu arkadaşımıza mutlu ve sağlıklı bir yaşam dileriz.
  3318 MAHMUT SELİM SEVİNÇ
3-D-03318-MAHMUT SEVINC III-D sınıfına bir gün uğrarsanız bir türlü kısmaya başaramadığı o kocaman sesiyle gene boyundan büyük konular hakkında kocaman fikirler ileri süren biri varsa Mahmut’tur. Mahmut bizlerden bir yaş büyük olmasının da etkisiyle ağabeyimiz gibidir, zaten tek tutkusu konuşmak ve öğüt vermektir. Bizler içinde öğütlerini dinlemek zevktir zaten. (!) Mahmut her nedense bir türlü küçük harfe çeviremediği konuşması vasıtasıyla hocaların gözüne girivermiş, ama o hızla delip kafalarının arkasından düşmüştür. Bu kazadan bir takım kırıklarla kurtulmuş ve yılsonu imtihanlarına büyük bir zevkle hazırlanmıştır. Dileğimiz başarması ve mutlu olması. Hem şimdi, hem her zaman…
  3370 OKTAY GENCELİ
3-D-03370-OKTAY GENCELI Sınıfımızın Sosyal yönünden tek başarılı öğrencisidir. Arada bir Amerika’daki Londra şehrinden veya Atlas Okyanusu’ndaki Avustralya’dan bahsetmese herhalde Sosyal derslerimiz çok sıkıcı geçerdi. Öğretmenimiz tarafından «üstad» diye adlandırılmış bu arkadaşımız ilerde tarihçi veya coğrafyacı olursa herhalde bizden çok sosyal öğretmeniniz Tolunay Hanım’ı şaşırtacaktır. Gökhan, Mahir ve Mehmet’le devamlı bir çekişme ve kavga içerisinde olan Oktay’ın pergel acısına dayanmaktaki cesareti hepimizin gözlerini yaşartmaktadır. Bu cici arkadaşımızın ileriki yaşamında mutlu ve başarılı olması dileğiyle.
  3578 MACİT SOYDAN
3-D-03578-MACIT SOYDAN Bütün ders boyunca hiçbir konu hakkında fikir ileri sürmeyip sessizliği tercih eden bu arkadaşımız, bize göre galiba, neden ön sırada kürsünün içine girip de Oktay, Mahir, Mehmet ve Gökhan’dan ayrı kaldığını düşünüp durur. Bu derdini unutmak için bazı derslerde kendini resme vermiştir. Bir türlü anlayamadığımız bir nedenle resimlerini kAğıda değil de (defterlerinden koparmaya acıyor olacak) sıraya çizer. Belki de kaybolmasınlar diye. Arkadaşımızın en güzel yeri de burnudur. Bu kızları bile imrendiren burnuyla ilerde «artiz» yarışmasına gireceğini umarız. Mutluluk ve başarı dileriz.
  3581 MÜJDE VURAL
3-D-03581-MUJDE VURAL lll-D’ye bu yıl Almanya’daki Amerikan Okulu’ndan transfer olan bu arkadaşımız, oradaki dans derslerinin yerine okulumuzdaki sosyal derslerini görünce pek şaşırdı ve alışmakta güçlük çekti. Dışardan getirdiği orjinal eşyaları ve parfümleriyle çevresindekileri kısa zamanda etkiledi. Sıra arkadaşı Hürriyetle kaynaşıvermelerindeki çabukluk sınıf sakinlerinin gözünden kaçmadı. Bizler gibi hocaların da, yazılılarda da devam eden bu beraberliğe karşı çıktıkları bir gerçektir. İleriki hayatında düşlediği; Almanya’da mutlu ve başarılı olması dileği ile…