27 BERNA ÖZGÜVEN
3-C-00027-BERNA OZGUVEN Bebekliğini Bolu’nun mis kokulu çam ormanlarında geçiren kulübümüzün en küçük numaralı üyesi, şimdi Ankara’da ciğerlerine talim yaptırmaktadır. Kendisi sınıfın popüler simalarından olup özellikle erkeklerin kravatlarıyla ilgilenir. Kurbanları arasında Volkan, Bülent, Derun da bulunur. Berna bir İş Bilgisi dersinde büyük fedakArlık göstermiş Zafer’in idarenin hışmına uğrayan pantolonunu dikerek gerçekten yardımsever olduğunu ispatlamıştır. Çok yumuşak yüzlü olduğundan öğle tatillerini başkalarına ait ödevleri yaparak berbat eder. Sınıfımızın yatılılar arasındaki tek temsilcisi olan tonton Berna’mıza, hayat boyu başarılar dileriz.
  45 RENGİN TAŞKENT
3-C-00045-RENGIN TASKENT Sınıfımızın bülbülü tatlı Rengin’imizi daima «Güller ve Dudaklar» la anacağız. Çok titiz ve tertipli olan uslu kızımızın en büyük zevki —bu bir sırdır— arkadaşlarıyla uzun telefon konuşmaları yapmaktır. SanatkAr ruhlu bu arkadaşımız çok güzel yazı yazar. (Hem kompozisyonları iyidir, hem de el yazısı) Rengin’in ileride güzel sesini değerlendirecek bir meslek mi seçeceği yoksa Kolej’e bağlı kalarak İngilizce öğretmenliği mi yapacağı hAlA tartışma konusudur. Bize kalırsa; her ikisini bir arada yürütecek yani İngilizce şarkılar söyleyecektir. Yakın bir gelecekte Rengin’in plAklarını dinleme dileğiyle…
  49 FATMA AKSOY
 3-C-00049-FATMA AKSOY Fatoş’umuzu anlatmağa bir şarkıdan esinlenerek başlayalım: «Mavi gözlü, sarışın kız». Bu güzel arkadaşımıza «Holywood»tan bir çok teklifler gelmekteyse de bunların hiç birini kabul etmeyip «her own country* sinde kalacağını belirtmektedir. En büyük zevki ve boş vakitlerini değerlendirme aracı gırgır geçmek olan Fatoş çalışkan bir öğrencidir (?), ödevlerini günü gününe yapar, yapar ama mümkün olduğu kadar kısa bir şekilde. Derslerde Fatoş’un cismini sınıfta, akıl ve fikrini ise «mountain top or seaside» ta bulmak «possible» dır. Parola : Happy Smile.
  51 FÜSUN BELLİOĞLU
3-C-00051-FUSUN BELLIOGLU Eğer son Pop parçalarından birini dinlemek istiyorsanız bir plAkçı dükkAnından önce Füsun a gidin. Size şarkıyı dans ederek söylediği gibi solisti hakkında da bilgi verir. Güler yüzlü Füsun’umuz kitaplara da çok meraklıdır, en ciddî eserlere bile «bana mısın» demez. Ona göre kitap anlaşıldığı için okunmaz, okuna okuna anlaşılır. Tartışmalarda en çok kullandığı söz «ama napiym ?» olan Füsun çok güzel şiir okur. Füsun «Bİ TANE DE» çok fedakArdır, arkadaşlarını kurtarmak için kendisini düşünmeden harcar. İyi kalpli, yetenekli Füsun’umuza hayat boyu «happiness» «success* dileriz.
  77 MİNE ÇORA
3-C-00077-MINE CORA Bundan aşağı yukarı beş yıl sonra gazetelerde bir haber okuyacaksınız «1979 Türkiye Güzeli : Mine Çora» gelecekteki bu olaya Mineyi inandırmak her ne kadar güçse de bu bizim için böle deel.  Mine çok anlayışlı, başkalarının fikirlerine saygı gösteren, yardımsever bir sınıfdaşımızdır. gruplardaki tartışmalara katılmayı pek sevmez, dinlemekle yetinir. Mine sınıf toplantı ve gezilerinin hepsinde hazırdır, çünkü her seferinde, belli tipler tarafından kandırılır. (Kimin kimi kandırdığı bir türlü anlaşılamamıştır.) Cici Mine’nin dilediği yaşamı sürdürmesi temennisiyle.
  110 YALÇIN ONAT
 3-C-00110-YALCIN ONAT Tam bir ciddiyet örneği olan Yalçın’ın en büyük özelliği kendinden «emin» halleridir. «Profesör» çok güzel şiir okur, temsillerde başarılıdır, takdimciliğine diyecek yoktur, konuşması başka bir Alemdir.  Arkadaşımızın karikatür ve modern resme karşı da büyük bir eğilimi vardır, uçaklarla yakından ilgilenir. KAğıt parçalarından mükemmel minyatür uçaklar yapar, ayrıca «Isırgan» uzay gemisinin maceralarını başarıyla resimler. Yalçın’ın —özenle koruduğu— kutusunda mikroskopla incelenecek kalemler bulunur. Bu orijinal arkadaşımız ileride aktör, spiker vb. veya bir restoranda «yemek tadıcı» olacaktır. Başarılar !…
  326 LEVENT DÖNMEZ
 3-C-00326-LEVENT DONMEZ Bir derste sıra gözlerini incelerseniz Levent’in önünde mutlaka başka derse ait bir defter bulursunuz. On parmağında on marifeti olan yakışıklı arkadaşımız, derslerde iki işi bir arada yürütmek ve «çaktırmadan» gırgır geçmekte çok ustadır. Levent’in birçok sporların yansıra (atletizm, ping pong, voleybol, futbol, basketbol) satranç ve damada da çok başarılı olduğu hepimizce mAlumdur. Son zamanlarda centilmenlik hastalığına yakalanmış, önüne gelen «lady»nın paltosunu tutmağa başlamıştır. Bunu nazikliğinden mi yoksa vestiyerlikte İlerlemek istediğinden mi yapıyor, bilmiyoruz. Başarılarının ömür boyu devam etmesini dileriz.
  443 AYŞE ATAY
 3-C-00443-AYSE ATAY Dünyada yazısı güzel olduğu için yakman tek kişi şüphesiz Ayşe’dir. Zavallıcık bu yüzden bir sürü «angarya» işi yüklenmek zorunda kaldığı gibi bazen de azarlanır. (!) Ama aslında güler yüzlü, —ağzı kulaklarında yaratılmıştır— iyiliksever, cana yakın bir arkadaştır. Gezi ve toplantıların neşe kaynağı olup «Kasap Havası» ndan «Slow» a kadar bütün danslarda ustadır. Ayşe’nin en büyük zevki önüne gelen her yeri (duvarlar, bizim ellerimiz, formalarımız, sıralar, buğulanmış camlar) her biri birer şaheser olan resimleriyle süslemektir. Hepimiz tarafından çok sevilen Ayşe’nin hep şimdiki gibi kalmasını istiyoruz…
  472 NECİL ÖZTÜREL
 3-C-00472-NECIL OZTUREL Sevgili Necil’imiz notlar verildikten sonra ve aşı önceleri yapılan «boşvarî» derslerin «star»ıdır. Çok iyi monolog yapar, «Evet Hayır» yarışması sunuculuğunda Erkan Yolaç’a taş çıkartır, T.V. reklAmlarının taklidine diyecek yoktur. «Mevsim, devlet, ödev» çok sevdiği kelimelerdendir. Derslerde sağa sola lAf yetiştirirken fazlaca hareket edip azıcık göze batan kardeşimizin başı son zamanlarda sınıf kalem korsanlarıyla belAya girmiştir. (Kafasını çektik, çektik bir türlü belAdan çıkmadı.) Necil’in yeteneklerini değerlendirebilecek bir yaşama erişmesi dileğiyle…
  474 KAMİL AYRANCIOĞLU
3-C-00474-KÂMIL AYRANCIOGLU  Duvar kenarında önden ikinci sırada oturan Adem kişi Kamil’dir. Bu kardeşimiz (amma kalabalık aileyiz) belli etmemekle birlikte, ceketi kirlenmesin diye duvara naylon «fix» edecek kadar titizdir. Çok sayıda ve iyi kalitede fıkralar bilmesine rağmen «herkes öğrenir» diye bunları cemaate anlatmaz. (Bir arkadaşının notu). Kamil’in kötü huylarından biri de sokakta sağa sola sataşmasıdır. Derste gayet sakin, çekirdek yer kabuklarını da sıranın gözüne koyar. (Düzenli çocuk)  Kamil ileride ticarete atılmayı düşünüyor, başarılar dileriz. (Kayserilidir…)
  480 CENGİZ UTAŞ
3-C-00480-CENGIZ UTAS Şamata ve gırgır derneğinin sınıfımızdaki şube müdürü, tatavacılar Kralı Cengiz’i nasıl şanına uygun bir şekilde anlatsak ? Zati, büyük insanları anlatmak güçtür, (Öhöö). Esprilerini yerinde ve zamanında yaptığından bir saat (!!) gözümüzden yaş getirir. Haşarılıkları sayesinde sık sık hocaların iltifatlarına maruz kalan Cengiz’in «very rarely» aklına ciddî olmak gelir, o zamanda da herkes «bi şeye mi bozuldu ?* diye telAşa düşer. Cengiz ileride Hayat Üniversitesinin Boş Gezenler Fakültesine devam edip Kaldırım Mühendisi çıkacaktır.
  525 SERPİL KARACASU
 3-C-00525-SERPIL KARACASU Kızıl saçlı dilberimiz sınıfın sessiz sedasız görünenlerindendir ama fırsat bulunca —sınıfımızın şanına uygun olarak— saman altından su yürütmesini çok sever. Serpil sır verircesine alçak bir sesle konuşur ama iş gülmeye gelince hiç te sessiz değildir, pirzolaya bayılır. Arkadaşımız saçı uzunken orijinal biçimler bulup bunları uygulamakta çok başarılıydı ancak saçını kestirdi ve sınıftan «Bu işi neden daha önce yapmadı ?» sedaları yükseldi. Serpil’in ileride olimpiyatlara katılarak sessizlik rekoru kıraca ğı muhtemeldir. Başarılar dileriz!
  574 ZAFER GÜRSOY
 3-C-00574-ZAFER GURSOY Bu masum yüzlü «canavar» iyi niyetli gözükür ama «kandırıkçı» nın biridir. Bir çocuk olduğundan öğretmenlerin de baş belAsıdır, (!!) bizi de hep babasının «copu» yla korkutur, ama hepimiz de onu çoook severiz. Çok güldürgen (öz ti’ırkçe) bir çocuk olan Zafer’in, sempatik yüzüne bakmak gülmek için yeterlidir. Rahatına çok düşkün olduğu ve sınıfı daha ilginç bir şekle sokmak istediği için evdeki bilumum konfor malzemesini (minder, pijama, radyo, meşrubat) okula taşır. Zafer’in «ünlü» gülüşünü hayat boyu sürdürmesini dileriz.
  582 BÜLENT TUĞRUL
 3-C-00582-BULENT TUGRUL Bir İngilizce dersinde sınıfımızı şereflendirseydiniz «zavallı» Bülent’in kürsünün yanında sıkkın ve bıkkın bir şekilde dikildiğini görürdünüz. Sorumluluklarını kavramış iyi bir «vatan evlAdı» olmasına rağmen (!) bütün sınıf tarafından sevilir. Ayrıca 3 C sınıfı mümessilliği gibi bir ıstırabı çoğunluğun isteği üzerine kabullenmesi parmakla gösterilecek bir harekettir. (Parmakla göstermek ayıptır.) Bülent voleybolculuğunun biyografisine (!) eklenmesini özellikle istediği için kendisini kıramıyoruz. (Çok ince değildir ki kırılsın.) Doğuştan asil, yardımsever, centilmen olan Bülent şimdiye kadar bozulmadığına göre bundan sonra hiç bozulmaz, onun için geleceğinden eminiz.
  600 DERUN GANİOĞLU
3-C-00600-DERUN GANÎOGLU Sınıfın en güzel gözlerinden bir çiftine sahip olan Derun İstanbulludur. (Ya da biz öyle sanırız.) Derun III. sınıfa birçok huylarını geride bırakarak geldi. Bunların arasında müsriflik derecesindeki cömertliğinin de bulunduğunu üzülerek ve büzülerek söyleyelim. Arkadaşımız gerçekten çok iyi niyetlidir, samimî itiraflar yap maktan kaçınmaz, düşündüklerini olduğu gibi söyler ama «Tanju’ya Eziyet Edenler Derneği» üyelerindendir. Başarılarla dolu bir hayat dileriz.
  638 ORHAN IŞIK
3-C-00638-ORHAN ISIK Derslerde masum bebek gibi görünüp gırgır geçer teneffüslerde de «aslan» kesilir. (Biz bayramda koyun kestik.) Orhan her lAfın başında kızarmasına rağmen hiç te uslu bir çocuk değildir. Kendisine ait eşyaları hemen hemen hiç göremeyiz, devamlı başkalarının eşyalarını kullanır. (Ne de olsa akıllı) Çalışkan bir çocuk olmasına rağmen hiç dikkati çekmez yani «İnekler Listesi» ne «kara» harflerle geçmemek için her türlü çabayı gösterir. Bu iyi huylu arkadaşımız ileride «baca temizleyicisi» olacaktır. (İftira ediyorlar.) Kendisinin bu güzel meslekte başarıya ulaşmasını dileriz.
  649 FÜGEN TUNÇOK
 3-C-00649-FUGEN TUNCOK Sevgili Fügen’imiz çok enerjik, sportmen, sağlam karakterli, neşeli, sevimli bir insancıktır. «Gol» atmasını çok sever, en büyük özelliği düşüncelerini dobra dobra söylemesidir. Fügen müthiş bir basketbolcu, başarılı bir atlet ve yakan topçudur. Bugünlerde spor otoriteleri kendisine gelecekte kurulacak kadınlar futbol takımının kaptanlığını kabul ettirmeğe çalışmaktadırlar. Her şeyin ötesinde Fügen büyük tevazu sahibidir, övünmeyi hiç sevmez ve sık sık «Bak ben hiç kasılıyor muyum ?» der. ZekA pırıltılarıyla dolu gözlerinin hayat boyu neşeyle ışıldamasını dileriz.
  702 CİHAN KARANCI
3-C-00702-CIHAN KARANCI 1959 yılının Kasım ayında Ankara’da bir «Hava Subayı »nın oğlu olarak dünyaya geldi. Kendisi de «Havacılık» ve «Uçaklar» la yakından ilgilenir, hAlen göklere ulaşmak için doğa ve insan boyu kanunlarını zorlamaktadır. Cihan voleybol ve doğal olarak basketbol oynar, Okul Havacılık Kolu Başkanıdır. (Öyle havacılık değil, gökle ilgili olanı.) fen alanında yapılan gelişmelerle ya kından ilgilenir ve sınıf tartışmalarına sık sık katılır. Kont Cihan dö Karancı’ya «kendi deyimiyle!» bol sovanlı salçalı, hardallı ve şamatalı bir hayat dileriz.
  733 İNCİ GİRİTLİOĞLU
 3-C-00733-INCI GIRITLIOGLU Çook çalışkan, uslu, temiz, ter tipli, öğretmenlerinin öğütlerini tutan ender rastlanan bir hanım kızdır. Öğrencilik hayatındaki tek amacı «on» almak olan İnci’nin, kazara bir «yedi» alırsa ağzını bıçaklar açmaz. Devamlı ders dinler, parmak kaldırır, ödevlerini zamanında ve eksiksiz yapar, evde annesine yardım eder. Bundan daha mükemmel bir evlAt olamayacağı takdir edilmelidir. İnci’nin annesinin tek derdi kızının çok zayıf oluşudur, bu yüzden İnci istisnasız bütün öğle yemeklerini evde yer. İnci çalışmasını engeller diye okul dışı faaliyetlere katılmaz. İnci’nin lAyık olduğu başarılı yaşama erişmesi dileğiyle…
  860 ERCAN EBREN
3-C-00860-ERCAN EBREN Dört yıldır sınıfımızın arka sıralarını işgal eden bu arkadaşımızın «ÇİNCE» yazmayı çok iyi bilmesi gerek bizlerin gerekse öğretmenlerin gözünden kaçmaz. En ünlü şifre uzmanları için bile yazısını çözmenin çok zor olacağına hepimiz inanırız. Ayrıca iyi bir koşucu olan arkadaşımız sınıfa dört senede birçok iyi dereceler kazandırmıştır. Boş zamanlarını çekirdek yiyerek değerlendirdiği sırasının altına bakarak anlaşılabilir. Aynı zamanda Okul Trafik Kolu Başkanı ve «görevli» olduğundan hiç «kasılmadan» dolaşır. Gelecekte —başta kendi menfaati için— iyi bir şifre uzmanı olması dileğiyle. Ercan’a başarılar dileriz.
  878 NECDET BENLİ
 3-C-00878-NECDET BENLI Sınıftan öfkeli çığlıklar yükseldiği zaman ilk önce Necdet’i düşünmek gerekir. Çünkü o anda ya kızların saçını çekmekle veya kalem kutularını alıp kaçmakla meşguldür. Bu yüzden Necdet’in peşinde öfkeli bir hızla koridorlarda koşması olağan şeylerdendir. Sabahları okula zamanında gelmeyi pek sevmeyen arkadaşımız, ilk dersin yarılarına doğru elinde bir «GEÇ» kAğıdı ile nefes nefese sınıfa girer. Necdet neşeli bir arkadaştır, devamlı güler. Son zamanlarda saçını «Mr Spock» gibi kestirmeğe heveslenmiştir, ancak buna idarenin ne diyeceği meçhuldür. Sınıftaki hayaletlerin yaratıcısı Necdet’e başarılar dileriz.
  890 NEJAT ATAY
 3-C-00890-NEJAT ATAY Nejat’ın en büyük zevki «özür dilemek» tir. Yaptığı şakaya kızılacağım bildiği halde yapar, sonra da özür diler. Fakat bu iş o kadar içten yapar ki onu affetme me kimsenin gönlü razı olmaz. Arkadaşımız güzel resim yapar, yazısı o kadar orijinaldir ki kendisinden başka kimse okuyamaz. Nejat bu yıl Ayşe’nin yanında oturmakta olup elverişli ortamı bulduğundan iyice azmıştır. Tebeşir ve leblebi savaşının sayılı elemanlarındandır. (Tanrı atışından hepimizi korusun Amin.) Nejat’a başarılı mutlu bir gelecek dileriz…
  1093 HANDE YALÇIN
 3-C-01093-HANDE YALCIN Sınıfımızın şen şakrak, tatlı bebeği Hande zamanının çoğunu kendisine rahat vermeyen (saçını çeken, kitaplarını ayaklandıran) «azılı» haydutların veya Ayşe’nin peşinde geçirir. Bunun dışında en büyük zevki kantinden tost, leblebi vs. alanlardan «işletme vergisi» kopartmaktır. Geçen senelerde önde oturmanın verdiği imkAnlarla sözlüye kalkanların yardımcısı olan Hande bu yıl da bu görevi sürdürmektedir. Ancak kendisine böyle bir yardımcı olmadığından sözlülerle arası iyi değildir. Arkadaşımız iyi bir jimnastikçidir. İleride uluslararası alanda da başarı kazanacağından eminiz. Handenin hayat boyu lAyık olduğu neşe ve başarıya sahip olmasını dileriz.
  1353 NURİYE ORTAYLI
 3-C-01353-NURIYE ORTAYLI Nuriş deyince akla; sempatik, iyi kalpli, her derde devA bulan bir «elektronik beyin» gelebilir. Nuriş’in fazla çalışmadan, bu kadar başarılı oluşunun tek sebebi «zekilik»tir. (Öhöö.) Sınıfta her türlü fikir tartışmalarının aranılan bireylerindendir. Üzerinde düşünülecek filmlere gitmek, kitaplar okumak, sonra da bunların hakkında tartışmak başlıca zevklerindendir. Sene başında çok uslu bir öğrenci etkisi bıraktığı halde şen kahkahalarını tutamayıp salıverdiğinde, bu arada sohbeti kızıştırınca öğretmenler tarafından yer değiştirmeğe zorlanır ama bu taşınmalar sadece yeni gurupların teşkilini sağlar. «A business girl» olmasına rağmen sıra gezmeğe gelince işleri unutur. Dört senedir sınıfımızın şerefini —özellikle otlaklarda— koruyan Nuriş’imize bundan sonra da başarılar dileriz. 
  1635 GÜÇHAN ALANOĞLU
3-C-01635-GUCHAN ALANOGLU Koyu Fenerbahçe taraftarı olan Güçhan, bu özelliğini her yerde belli eder. Şimdiyse, yakında Fe nerbahçe taraftarlarına bedava, başkalarına onbeş liraya olmak üzere satışa çıkarılacak olan bir «Fenerbahçe Albümü» hazırlamaktadır. Güçhan yanında pasta ve kuruyemiş taşıdığından acıkanların başyardımcısıdır. İki senedir, «Sosyal» derslerinden önce tahtaya konuyu yazar, bu yüzden her dersten önce «hangi konunun yazılacağı hakkında gelen bin bir türlü tekliflerden bıkmıştır. Güçhan’ın her zaman şimdiki gibi candan, neşeli, yardımsever olmasını sınıfça istiyoruz…
  1697 ŞULE ŞENCAN
 3-C-01697-SULE SENCAN Sınıfımızın sessiz simalarından olan Şule’miz, kendi halinde hanım hanımcık bir kız olduğu halde Esmayla birlikte olunca «hemen» dikkat çeker. Bu yüzden olacak uzun zamandır ayrı oturmaktadırlar. Cici kızımızın en çok kullandığı söz «Aa ! deli» dir. Bu da «deli» dediği insana borcu olduğunu gösterir. (Bildiğimiz borçlardan değil.). Şule’cik çok duygusaldır, bu duygusallığı «aşı» günlerinde artar. Hayat felsefesi : Söz gümüşse sükût altındır. (Bu Esma’nın yanındayken hiç bir şekilde geçerli değildir.) Başarılar.
  1737 AYŞİM TÜZÜN 
3-C-01737-AYSIM TUZUN Sınıfımıza bu yıl katılmış, güzelliğiyle daha ilk günden dikkati çekmiştir. Sonraki günlerdeyse tek meziyetinin güzelliği olmadığını ispatlamıştır. Geleceğin bale yıldızlarından olan Ayşim büyük bir fedakArlıkla sınıfın dans hocalığını yüklenmiştir. Ayşim çok candan, neşeli, güler yüzlü bir sınıfdaşımızdır. Gerçekten tam bir sınıfdaşımızdır, çünkü geçen yıl öğrencisi olduğu öğretmenler onun bu kadar çabuk değişişine akıl erdireme mektedirler. Ayşim çalışkan bir öğrenci olmasına rağmen tahtaya kalkınca (heyecandan mı neden bilmem) her şeyi unutur. Başarılar…
  1955 FİLİZ HIZAL 
3-C-01955-FILIZ HIZAL 2 B transferlerinden olan Filiz, Zeynep’le olan arkadaşlığıyla dikkati çeker. Filiz’in çok değişik ve güzel kaban ve pardesülerden oluşan kolleksiyonu hepimizin kıskançlığını üzerinde toplamaktadır. Filiz’in sınıf dışı arkadaşları tarafından çok sevildiği her gün saat «onikiye on kala» sınıf kapısına dikildiklerine bakarak anlaşılabilir. Bu durum özellikle hocaların dikkatini çekmektedir. Filiz ablası İsviçre’de olduğu için ileride onun yanma gitmek istemektedir. Bu dileğinin gerçekleşmesini candan arzularız.
  2094 ERTAN ERTUNÇ
3-C-02094-ERTAN ERTUNC «Kara elmas diyarı» Zonguldak’ın yakışıklı jönlerinden olan Ertan başarılı voleybolcularımızdandır. Daha ilk günlerde okul idarecileri tarafından keşfedilerek Okul «Haysiyet» Divanına seçilmiştir. Hüseyin’in sabık sıra arkadaşı, centilmen yaradılışlı, şen arkadaşımız —sağ olsun— sınıf toplantılarından hiç toplanmaz ve efendiliğini hiç mi hiç elden bırakmaz. Ertan’cık olayların üzerinde fazla durmaz, dargınları barıştırmağa uğraşır. !!!!!! Sınıfın arka sıralarını işgal edip, günlük uykusunu derslerde alan, gecelerini ise hayAl kurup, düşünmekle geçiren arkadaşımıza başarılar dileriz.
  2096 VOLKAN BARLAS
3-C-02096-VOLKAN BARLAS «3 C»’nin «adı üstünde» ateşli simalarından olan Volkan’ın (öğretmenlerin deyimiyle) köy düğünlerinde damatların taktığı, allı güllü, pabuç kadar kravatları meşhurdur. «Kişiye yakışan; moddadır» diyerek bunu prensip ha ine getiren Volkan’ın ilgi çekici kıyafetleriyle okulda boy göstermesi idare ile başının derde girmesine yetmiştir. Sevdikleri ile çabuk kaynaşan, hoşlanmadıklarından sessizce uzaklaşan, gırgırı seven Eski şehirli sempatik arkadaşımızın «coğrafyayı bilmediği» takdirde geleceğinin karanlık olacağı yetkililerce saptanmıştır.
  2657 ZEYNEP FIRATLI
3-C-02691-SEBNEM ARIKMAN Bu yılın transferlerinden olup sınıfımızda, sevimliliği, eksilmeyen gülüşü ve ateşli sohbetleriyle (özellikle derslerde) tanınır. Kısa zamanda kendisini sevdiren bu arkadaşımız dersleri gırgırla geçirmeyi tercih ettiğinden yazılı ve sözlüleri hiç sevmez. Gözüne kestirdiği kimseleri kapana kıstırıp takılmak için elinden geleni ardına koymaz, (yanına koyar.) Zeynep yakantop maçlarının başarılı, aranılan elemanlarındandır. Arkadaşlarının orijinal rozet, saat vb. gibi eşyalarını isteyip, takması gibi ilginç huyları olan bu arkadaşımıza hayatta başarılar dileriz.
  2691 ŞEBNEM ARIKMAN
3-C-02657-ZEYNEP FIRATLI  Her dakikasını kalem kutusu, kaşkol vb. gibi eşyalarının peşin de koşmakla geçiren sevimli arkadaşımız, iyi sayılabilecek bir derecede çalışmasına rağmen bir türlü heyecanını yenemez. Kendisi ile konuşurken yanında hopörlör bulundurmasını rica eden arkadaşlarımız, Şebnem’in sesini duymak için etrafında kümelenirler. Ayşim’le yakından arkadaş olan Şebnem İş Bilgisi dersinde birlikte oturduğundan gerekli pay lamalara hedef olur. Resim derslerinin de hareketli elemanlarındandır. Kırmızı saç bağını çok beğendiğimiz Şebnem’e hayat boyu başarılar dileriz.
  2751 FÜSUN GÜRMAN
3-C-02751-FUSUN GURMAN Esma, Şule, Füsun topluluğunun (adından da anlaşılacağı gibi) üyelerindendir. Füsun oldum olası hocalarla ve derslerle anlaşamaz. Sözlüye kalkmasını hiç sevmez, bu yüzden kendisinde bir «tik» gelişmiştir; tahtaya kalkmasıyla çoraplarını çekmesi bir olur. Füsun Hazırlıktayken sınıf listesinin sonunda yer almaktaydı ancak kulüpler arasındaki üye alış verişi yüzünden ortalara kadar gelmiştir.  Füsun bir ay kadar uzun bir zaman kürsünün dibindeki sırada oturup ta olay yaratmayacak kadar sabırlıdır. (Allah arttırsın, Amin !) İlkokulu da Kolej’de okuyan Füsun’un lisede de burayı bırakmayacağını tahmin ediyoruz. Başarılar dileriz…
  2876 ALPER PINAR
 3-C-02876-ALPER PINAR Alper’imiz Orta l’de aramıza katılan arkadaşlarımızdandır. Kulübümüze içten bağlıdır, ancak bu bile onun çalışmasını sağlayamadığından, bir ay kadar aramızdan ayrılmış ancak Bakanlar Kurulu onun bu haline acıyarak tekrar aramıza katılmasına izin vermiştir. İlk günden beri her şeyi hiçe sayan karakteri, hareketliliği, koşuşmaları, derslerdeki mahzun, saf pozları ile tanınır. Sınıf ceza kumbarasına hiç sadık olmayan arkadaşımıza hayat boyu başarılar dileriz.
  2907 ESMA DURUGÖNÜL
3-C-02907-ESMA DURUGONUL Sevimli kızımızın bir kaç yıl önceki Avrupa gezisinin Romanya’daki rahat günlerini gözleri dalarak andığı mAlumumuzdur. Derslerle arasına «karakedi» girdiği için derslerde en masum tavırlarıyla (bir yıl kadar önce uyanık bir öğretmence ayırıldığı) sıra arkadaşıyla sohbet etmeyi uygun görmüştür. Bu yıl epey uzakta olmalarına rağmen işaretleşerek hasret gidermektedirler. Atlara karşı büyük zaafı olan arkadaşımızın idealinin «jokeylik» olduğunu sanıyoruz.
  2955 SİBEL KÖKSALAN
3-C-02955-SIBEL KOKSALAN Sınıfımıza yeni katılan arkadaşlarımızdandır. II / L’den gelmiş olup KL/CD maçında tarafımızı tutacak kadar sınıfımıza alışmıştır. Sibel, uykusuna fazlaca düşkün olduğundan mı yoksa, böylesi daha heyecanlı olduğundan mı bilinmez sabahları derse on, onbeş dakika geç girer. Serpil’le çok iyi anlaşan arkadaşımızın en çok sevdiği ders Türkçedir. Ayrıca çok güzel re sim yapar, ancak (azıcık fazla) konuştuğundan ve de hep münasebetsiz durumlarda (ağzı açıkken veya gülerken) hocamız tarafından yakalandığından notları hep indirimli alır. Sibel’e dilediği gibi bir hayata kavuşmasını dileriz.
  3068 OKTAY ONUK
3-C-03068-OKTAY ONUK Kulübümüze kuruluşundan ancak iki yıl sonra giren bu yüzden de eksik «aidat» ödeyen arkadaşımızın en büyük özelliği sık sık yüzünü ifadelendiren gamzeleridir. Dersleri gırgırla ve ev ödevle rini yaparak geçirir, çünkü evde ders çalışmağa karşı «allerjisi» vardır. Teneffüsleri en iyi şekilde değerlendirdikten sonra sınıfa geç geldiği için dersin beş dakikası öğretmenlerin öğüt ve paylamaları ile geçer. Tatillerini Almanya’da geçiren ve çoğu zaman o beldelerin çekiciliğine kapılarak tatilin sona erdiğini azıcık (beş, altı gün) geç farkeden arkadaşımızn bundan sonraki yolculuklarının daha neşeli geçmesini dileriz.
  3276 HÜNKAR ŞENYUVA
3-C-03276-HUNKÂR SENYUVA Üç buçuk yılını Belçika’da «Sarışınlar Beldesi»nde geçirmiş olan arkadaşımızın sınıfa geldiğinden beri içine kapanık bir hali vardır. (Belçika’da geçirdiği günleri anımsadığını düşünmekteyiz.) Öğle tatillerini «arı stick» siz geçiremediğı için her olasılığı göz önünde bulundurarak dördün cü ders başlamadan önce bu gereksinimini karşılar. (Öz Türkçe kullandık.) HünkAr bazen canı çok sıkıldığından olacak dördüncü derste öğle tatilinin başladığını sanarak bahçede dolaşır, ancak bahçenin boşluğu dikkatini çekince sınıfa geri döner. Bu «karikatürist adayı» arkadaşımıza bizden ayrı yaşayacağı geleceğinde başarılar dileriz.
  3312 AYDIN ÖNER
 3-C-03312-AYDIN ONER Sınıfımızda Amerikan İngilizcesiyle dikkati çeken Aydın, bunu «Persia» da geçirdiği yıllara borçludur. Aydın, İnci’nin yanında oturmasına rağmen zayıf notlar almaya devam edecek kadar dürüst bir çocuktur. Arkadaşımız okul dışı aktivitelerde başarılıdır, ayrıca bir ara sınıfta çıkan «ping pong» modasına da katılmıştır. Aydın etrafta «Kolejli» lAfının iyi bir etki bırakmadığı bir «occasion» da «Saatli Maarif Koleji» ne devam ettiğini söyleyip paçayı kurtarmıştır. Aydın’ın da ileride dilediği, idealindeki hayata kavuşmasını gönülden arzularız.
  3314 TANJU ÇAKMAKÇI
 3-C-03314-TANJU CAKMAKCI Bir çok derslerde «dinleyici» olmasına rağmen okula «regularly» gelen bir arkadaşımızdır. En büyük zevki ona buna sata şıp, sonra kavga etmek olan Tanju, Alper’le iyi anlaşır. Gerçekten yardımsever olduğundan ister bilsin isterse bilmesin kopya vermekte bir sakınca görmez, bu yüzden çevresindekiler parlak (!) notlar alırlar. İngilizce derslerinin çoğunu çöp kutusunun yanında geçiren Tanju mecbur olmadığı halde Resim dersine girecek kadar «san’ata Aşık» bir arkadaşımızdır. İyi bir hayat sürdürmesi dileğiyle…
  3378 ERCAN EROL
3-C-03378-ERCAN EROL Sevgili Ercan’ımız doğar doğmaz ebesine gülümsemiş, sonra da «niye buralar bu kadar dağı nık ?» diyerek toplamaya girişmiştir. Ercan Orta l’de Eskişehir Kolejini bırakarak sınıfımıza «honour» vermiştir. Böylece bir akını baş latıp bir sene sonra eski sınıf arkadaşını peşinden sürüklemiş, o seneki üyelerimizden Serap ve Hülya da Eskişehir Kolejine trans fer olmuşlardır. Ercan sınıf toplantılarının çoğuna katılır ama yine de çok sessiz olmakta devam eder. (Sükût ikrardır.—Anlamını bilmeyen sözlüğe baksın.—) Bu efendi arkadaşımıza hayat boyu başarılar dileriz.
  3552 HÜSEYİN TOSUN
3-C-03552-HUSEYIN TOSUN Sınıfımızın üç senelik üyelerinden olan Hüseyin hepimiz tarafından sevilir. Hüseyin her an etrafı kahkahaya boğmasına rağmen kendisinin güldüğü espriler sayılıdır. Derste gırgır ve espriden başka hiç bir şeyle ilgilenmediği halde özellikle Sosyal Bilgisi derslerinde hem de hiç bir kötü yola sapmadan aldığı olağanüstü notlar ’7, 8, 9) merak ve hayret uyandırmaktadır. Hüseyin sınıf demir başlarını çok faydalı bir şekle sokmasını becerir. Örneğin: Yanıbaşındaki perdeyle bazen ayakkabılarını parlatır, bazen kafasını siler. Arkadaşımıza mutlu, başarılı bir yaşam dileriz.