238 AKIN YILMAZ
238 Akın Yılmaz Sınıfımızın 6 erkeğinden biri olan Akın erkeklerinde en azılısıdır. Onu kimsenin anlıyamadıgından yakınan Akın’ı bu sene başında okulda görmek pek mümkün olmadı, ancak geçirdiği ruhi bunalım sonucu ikinci devre büyük bir gayret ile derslere sarıldı. İyi giyinmeyi seven arkadaşımız bu seneki takımlarını İtalya’dan alarak herkesi kıskandırmayı başardı. Bilhassa pabuçları ile. Saçlarına çok düşkün olan, onları her gün büyük bir itinayla yıkayıp çitileyen ve ‘Savaş’ vari tarayan yakışıklı delikanlımızın saçları yüzünden çekmediği kalmadı. (Allah çektirmesin). Bu sene izin alabilmek için 8-10 kere kaza yaptı, 1 kere ameliyat oldu, ablasını da defalarca evlendirdi. Ama tedavisi mümkün bir vaka olduğunu ispatlamak için okula gelme yolunda atılımlara girişti. O.D.T.Ü.’ye girmek isteyen bu sempatik, yumuşak, iyilik sever arkadaşımıza hayatı boyunca mutluluklar diler hayatta sahip olmak istediklerinin en iyisine sahip olmasını dileriz.
  301 ALEV ONUK
301 Alev Onuk 3/A sınıfının en güzel kızlarından biri olan Alev, geçen yıl Ereğli Kolejinden transfer olarak, okulumuzu şenlondirmiştir. Ama aklı hep eski okulundadır. Oraya duyduğu özlemini, sınıfa getirdiği mazideki hatıralarına ait fotoğraflarıyla gidermeye çalışmaktadır. Kullandığı kalemler, kağıtlar Made in Ereğli markasını taşımaktadır. Bunun yanına şunuda eklemek gerekir, o artık Datçalı olmuştur. Babasının görevi nedeniyle sık sık oraya gidecek ve Karadenizin sulak ikliminden fırsat bulupta giremediği denize, oranın kurak ikliminde girerek adeta geçmiş yolların acısını çıkartacaktır. Arkadaşımız tarih dersine sonsuz bir aşkla bağlanmıştır. Ve bu aşkını ispat etmesi ise ona çok pahalıya mal olmaktadır. Bütçesinin büyük bir kısmını her hafta tarih kitabının fotokopisini çıkartarak harcamaktadır, ve hafta sonları büyük ekonomik krizlere girmektedir. Bunun yanında kimya dersine aşırı bir ilgisi olan Alev, yazılılardan önce herkese kimya ögreterek en büyük sevabını işlemektedir. Ereğli Kolejinin sabık basketçisi olan arkadaşımız sportif yapısı, güzel saçları ve çok sakin yaradılışıyla herkesi kendine hayran bırakır. Son ders zilinin çalmasıyla, sınıftan ilk çıkan kişi olarak da hergün rekor üzerine rekor kırmaktadır. İşte yanda resmini gördüğünüz bu kızcağız böyle niteliklere sahiptir. Eğer onu birazcık tanıyabildinizse ne mutlu bize.
  333 OYA KÖSEMEN
333 Oya Kösemen  Felsefe derslerinde tahtadakilere yardım etmeye kalkan Oya nedense Pertev hanımın hiç gözünden kaçmaz. Fakat onun not defterinde resmi olmadığından ona benzeyen birinin hanesine işaret konur. İşte ondaki bu şans belkide Türkiye Cumhuriyeti T.E.D. Ankara Kolejindeki öğrencilerin hiçbirinde yoktur. Fakat oda zaten hiçbir zaman işi sansa bırakmaz.
Sınıfımızın başarılı güzel bayanı, güzel giyinmeyi çok sever ve bundada çok başarılıdır. Bunların dışında, yaptığı olağan üstü esprileri ile bizleri yerlere yatırır. Aslında onun özellikleri saymakla bitmez. Gezmeyi, müzik dinlemeyi, uyumayı ve İstanbul’u çok sever. Her hafta başı bilhassa boş geçen derslerde yaptığı şeyleri büyük bir zevkle anlatır. Bazı günlerde hiç susmak bilmez. Sinirlendiği zaman yanına yaklaşılmaz.
Güzel kokuları ve temizliği çok seven Oya, iyilikseverliği ve candanlığı ile bütün arkadaşları tarafından çok sevilir. En korktuğu şeylerden biri köpektir.
Bu zarif, güzel ve candan Oya’mızın en büyük isteklerinden birisi liseyi bitirdikten sonra O.D.T. Ü. şehircilik bölümüne girmektir. Onun bu yolda başarılı, hayatı boyunca mutlu olmasını dileriz.
  653 FİGEN TÜMER
653 Figen Tümer Sınıftaki davranışları, neşesi ve iyilikseverliği ile birçoğumuzun sevgisini kazanmıştır mavi gözlü boncuğumuz. Derslerde gösterdiği gayret sonucunda başarılı olabilen Figen’in tek derdi ‘Tarih’tir. Gerçekten de çekmediği kalmamıştır orta okuldan beri tarih yüzünden, fakat, her seferinde de ikmalsiz kurtarmıştır paçayı bu dersten. Sozlülerdeki heyecanı, herzaman gülümsiyen yüzü ile anımsıyacağımız arkadaşımız Figen, tüm ders yılı boyunca ‘yarım gün devamsızlık’ gibi erişilmesi son derece zor bir rekorun da sahibidir. Gelecekte, yaşamını bir hukukçu olarak sürdürmek isteyen Figen’in bu isteğinin yerine gelmesi hepimizi sevindirecektir. Örgü örmek, hafta sonu tatillerinde sinemaya gitmek, müzik dinlemek ve T.V. seyretmek başlıca tutkularındandır.
Sevimli arkadaşımız Figen’in tüm yaşamının mutluluklarla, başarılarla dolu olmasını dileriz.
  671 AYBEGÜM FINDIK
671 Aybegüm Fındık Sınıfımızın arka sağ kösesi elemanlarındandır. Yatılılıktan çıktıktan sonra eski yatılı arkadaşlarını bırakamamıştır. Cici kızımızı sınıfta sevmiyen yoktur.
Tenefüslerde söylediği folk şarkıları ile sahneden teklif alacağını ummaktayız. Şaka bir yana gerçekten Amerikan folk şarkılarını çok güzel söylemektedir Begüm.
Derslerde (bilhassa fen dersleri) ile arası pek iyi değildir. Çalıştığı zaman başaramayacağı ders yoktur. Bunu da edebiyat sözlülerinde ispat etmiştir ve sınıfın taktirini kazanmıştır.
Bu sene takmaya başladığı kara gözlükleri ile mafiaya mensup bir görünüm almıştır. Arka köşede sıra ile birlikte arazi olduğundan devamlı olarak hocaların ikazlarına maruz kalmaktadır.
Bu neşeli, sempatik, güzelsesli arkadaşımıza bütün hayatı boyunca başarılar diler, yüzünden tebessümünün hiçbir zaman eksilmemesini dileriz.
  799 İCLAL SAN
799 İclal San Sınıfımızın İco namı diğer, Cavcav Cico’su büyük uğraşlar sonucu en ön sırayı terk edip, arkaya dogru kaymış ve kopye ortamını başarı ile elde etmiştir.
Müge ile ortaklaşa yaptıkları fizik ve matematik yazılılarında başarı grafiğini oldukça yükseltmiştir. Zaten bu sene büyük bir azimle derslere sarılmıştır. Üniversite imtihanlarında ilk beş tercihinden birine girmeyi bu kadar çok istemesinin sebebini bir türlü anlayamadık. İnşallah bu isteklerine kavuşursun (onda o yüzük ile künye olduktan sonra).
İpek gibi saçlara sahip olan İclal’imiz, saçını kestirmeye çok meraklı olmasına rağmen, bilmiyoruz neden, kısa saçın moda olduğu bu sene, saçlarını uzatmaya başlamıştır.(!) Uzun saçlarının çevrelediği minik tatlı yüzünde, iri gözleri daima neşe ile parlar. Üzüntülü olanları en iyi şekilde teselli etmesini bilen arkadaşımızın neş’esi bize de sirayet eder.
Yazılı arttırmalarda usta olan Cavcav’ımız hocalarla devamlı mülakat halindedir.
Bütün yıl boyunca susmak bilmeyen Pinpon Topu’muzdan yegane isteğimiz çenesinden eskiyeceğinden dolayı susmasıdır. Sevgili arkadaşımız bunlar latife (Zührap’ta olabilir). Ömür boyu etrafına anlatacakların olsun. Seni yıllar sonra da şimdiki gibi daima neşeli ve konuşkan olarak görelim. Yaşadığınca her şey gönlünce olsun. Seni seven bizleri, unutma,!
  859 SEMA KORMAN
859 Sema Korman 3/A sınıfının neşeli ve ‘çok sesli’ elemanlarından biride Sema’dır. Yazılılarda, Müge ve Selda gibi, yazılı kağıdına sahip olamayan Sema, eğer bir gün ilk derse başından girecek olursa; bilinki bir önceki gece hiç uyumamış ya da ders saati 9’a alınmıştır. Kıyafeti okula fazlasıyla uygun! olduğu için Nuri Turan ve Leman hanım tarafından çok iyi tanınan ve okula girerken daha az! sıkıntı çeken Sema, period’u bir hayli fazla olan kahkahalarıyla sınıfa ayrı bir renk katar.
3/B den bu sene transfer ettiğimiz sevimli arkadaşımızın en iyi ders dinleyen! ve not tutan! öğrenci olarak dikkati çektiği bir gerçektir. Değişik kıyafetlerin yanı sıra, bu güzel gözlü arkadaşımızın bir tutkusuda basketboldur. Kolej dururken, İ.T.Ü. yü ve bu takımın Ankara deplasmanındaki hiç bir maçını kaçırmaması, hayret edilecek şeydir. Bu arada istanbul’da oturan babaannesini çok özlediğini iddia ederek fırsat buldukça İstanbul’a taşınır. Söylediğine göre, pek boş zamanının olmaması, onun boş zamanlarını değerlendirme gibi bir sorunu yoktur. Ayrıca ailesinin sık sık Ankara dışına çıkması, onun evde parti vermesinin bir tutku haline gelmesine neden olmuştur. Genellikle yerli malı kullanmayan, Avrupa işportasından giyinen Sema’nın diğer bir özelliği de yeni kelimeler bulup lugatımıza kazandırmasıdır.
İdeali Boğaziçi üniversitesine girmek olan Sema’mızı, bu idealinin gerçekleşmesi, başarı ve mutluluk dileklerimizle uğurluyoruz.
  1071 MÜGE GERÇEL
1071 Müge Gerçel Sene başından beri kendisine sabit bir yer bulamayan Müge’miz nihayet istediği özelliklere sahip bir sıraya kapağı atabildi. Girdiği her toplulukta güzel gözleri ile dikkati çeken arkadaşımız beş kişiden oluşan bölünmez bir grubun üyesidir. Kendisinde bulunan senaryo yazma kaabiliyeti en kısa zamanda filmciler tarafından keşfedilmelidir, yoksa onlar için büyük bir kayıp olacaktır! Tatlı Müge’nin eğlencesiyle ders durumunu iyi ayarlıyabilmesi hepimizin taktirini toplayan başka bir yönüdür. Okumaya gelen tutkusu! yüzünden eğer Türkiye’de bir üniversite kazanamazsa bu zevkinden! mahrum olmamak için ille de İngiltere demektedir. Müge bütün bir yıl boyunca arkadaşlarının evine kamp kurmasından şikayet etmiştir, öyle ki “bir gün de huzur verin de kafamızı dinliyelim” sözünü sık sık duyar olduk. Fakat onlar olmadığı zaman kesinlikle huzur bulduğu söylenebilir mi?
Giyinişine, makyajına önem veren arkadaşımızın en büyük derdi çabuk kilo almasıdır. Ondan her sabah “çocuklar bugün rejimdeyim” sözünü duyarız, fakat bu rejim sabah başlayıp, öğlen bitmeye mahkumdur. İdeali Boğaziçi üniversitesine girmek ve tartıda hafif görünmek olan tatlı arkadaşımızın renklerden turuncuyu çok sevdiği herkesçe bilinen özelliğidir. Evet sevgili Müge’miz, sevdiklerinle birlikte tüm güzelliklerin senin olması dileğiyle.
  1253 AYŞE DENİZ
1253 Ayşe Deniz Ayşe sınıfımızın güzel kızlarından olup iri yeşil gözleri ile herkesi büyüler. Tatlı ve narin hareketleri ve bilhassa kestirdiği yeni tip saçlarıyla çok sevimli bir hal almıştır. Güzelliğinin yanı sıra yaşına göre olgun ve ağırbaşlıdır.
En büyük zevklerinden biride güzel giyinmektir. Bunuda çeşit çeşit altın kolyelerini takmak suretiyle tamamlar. Bütün derslerde başarılı olan bu arkadaşımız sözlülerde çok heyecanlanır.
Sıra arkadaşı olan Serapla çok iyi geçinir. En çok sevdiği ders İngilizcedir. Bu yüzden dolayı ileride tercümen olmak istemektedir.
Okula karşı olan büyük sevgisi??? yüzünden her sabah erkenden gelip sınıfımızın kapısını açan Ayşemizin, arkadaşlarının kendisi için söylediği “Eşref” türküsünü duyduğu zaman hernedense yüzünde değişik ifadeler belirir.
Ayşenin en çok kızdığı şey Sinanın kendisine yaptığı lüzumsuz esprilerden sonra “Havadan nem kapıyorsun” diyerek takılmasıdır.
Bu sevimli arkadaşımıza bütün hayatı boyunca mutluluklar, başarılar dileriz.
  1513 ZEHRA ÖZKAN
 1513 Zehra Özkan Neşeyi ve gırgırı seven bu arkadaşımız aynı zaman da iyi kalpliliği ilede herkesin sevgisini kazanmıştır.
Her tenefüs günün popüler şarkılarını ondan ve diğer arkadaşlarından dinledikçe müzik kültürümüz bir hayli artmıştır.
Sakin olmasına rağmen onu en çok kızdıran şey her gün kalem ve silgilerinin kaybolmasıdır. Onun bu kızgınlığından en çok yakınanda sıra arkadaşı Güldendir. Derslerde bu kızgınlığını onu çimdirerek biraz olsun unutmaya çalışır.
Zehranın en büyük zevklerinden biriside araba kullanmaktır. Henüz ehliyet almamış olmasına rağmen bu zevkini başkalarının arabalarını kendine özgü baygın bakışlar fırlatarak kullanmak suretiyle giderir.
Onun en çok üzüldüğü şey resimlerde sol gözünün küçük, ağzınında yamuk çıkmasıdır. Bundan dolayı çektirdiği resimleri almak zahmetine katlanmaz.
Sempatik olmasından dolayı her gittiği yerde kolayca arkadaş edinebilen Zehracığımızı kırk dakikalık ders bitiminden sonra bir elinde fırça, bir elinde tarak tuvalete koşarken görmek alışılagelmiş bir olaydır.
Zehraya bundan sonraki yaşamında da mutluluk ve basarılar dileriz.
  1553 BELMA ASAM
1553 Belma Asam Sınıfımızın en tatlı kızı olan Belma yumuşak başlılığı ve sakinliği ile tanınır. Hatta bu yüzden sık sık Akın ve Muratın elinden kurtulamıyarak tuvalette başının yıkandığı veya koridora dört nala koşturulduğunu görebilirsiniz. Kendisi o kadar iyidir o kadar iyidir ki arkadaşlarının bu tatsız şakaları bile gülmekten başka bir şey yapmaz. Haşaratlara büyük ilgi duyan bu arkadaşımızın evinde bir haşarat kolleksiyonuda bulunmaktadır. Sınıfımızın en sevilen simalarından olan Belma ayrıca derslerindeki başarıları ilede dikkati çeker. Bütün imtihanlara hiç bir şey bilmiyorum diyerek giren fakat on almadan çıkmayan bu arkadaşımız özellikle ezberciliği ile de tanınır. Belmayı tenefüslerde -B- sınıfında görürseniz hiç şaşmayın. Bu sınıfın müdavimi haline gelmiştir. Bu arada tatlı Selmamızın espiritüelliğinden ve taklitçiliğinden de bahsetmeden geçemeyiz.
Bilhassa ders saatlerinde değişik espirileri ile ön sırayı kahkahaya boğan bu arkadaşımız ayrıca bir sürü garip şeyleri taklit ederek hepimizi güldürür. Okulu bitince İstanbul’a yerleşecek olan bu arkadaşımızı çok çok özliyecegiz. Belmaya ileride bütün ideallerinin gerçekleşmesi dileği ile….
  1627 CAZİBE GÜRLER
1627 Cazibe Gürler Sınıfımızın sessiz hatunlarından olan Cazibe’nin en belli başlı özelliği gülme krizi tuttuğu zaman gözlerinin yaşarmasıdır. Ve her defasında Seval’in Ağlama Cazibeciğim olur böyle şeyler sözleriyle karşılaşır.
Cazibe korkunç dikkatsizliği ile de tanınır. O Tevfik Fikreti 1970’de yaşatır. Halit Ziyayı parnasizm’den etkiler, ve daha neler neler…
Hiç bir şeyden çekmemiştir Tarih, Coğrafya’dan çektiği kadar…
Kızcağıza orta okuldan beri sürekli zayıf geliyor. Bunun önünü D.T.C.F.’nin Tarih ya da Coğrafya bölümüne girerek olacağını söylüyor!
Öğle tenefüslerini Seval ve Nazanla birlikte okul çevresini arşınlamakla geçirir. Amme hizmetine ve kamu yararına selpak sunmasıyla tanınan cici arkadaşımıza ömür boyu mutluluk ve başarılar dileriz.
  1635 SELDA BOCUTOĞLU
1635 Selda Bocutoğlu Tatlı kahkahalarıyla çevresinde başlıbaşına bir espiri olan 3-A nın sevimli kızı Selda, “zaruri ihtiyaçlarını” gidermek için çıktığı üst katın değişmez simalarından olmuştur. Sıra arkadaşı Sema, ile, yapılan espirilere o sevimli gülüşüyle karşılık verir. Tatlı arkadaşımızm yaptığı Bıcır ve Gıcır taklitleri, şen kahkahaları ve tutkusu olan sekiz sayısı onun en büyük özellikleridir. Kendi deyimiyle “Tayfa”sından -ki bu tayfa sınıfın diğer sessiz! elemanlarından olan Müge İclal ve Sema dahildirler- hiç ayrılmaz. Rebecca gibi parçalara özel bir ilgi duyan bu arkadaşımızı neşesiz görmek hemen hemen olanaksızdır. Hele onların deyimiyle “tırladıkları” zaman hepberaberlerse yanlarında durmayın kötü olursunuz. Sınıfta, dersi bütün dikkatiyle dinleyip not tutan birini görürseniz hiç o tarafa bakmayın; Çünkü o Selda değildir. Arkadaşlarına çok düşkün olan Bıcır’ın bir diger tutkusu da örgüdür. Öyle zannediyoruzki; bu kadar tutkusu olan bu iyi kalpli arkadaşımızın, gece ders çalışmasını da bir tutku olarak kabul edebiliriz.
Evet Sevgili Selda, SEKİZ’lerin. REBECCA’n KAHKAHALA’ların ve TAYFAN la birlikte her şey gönlünce olsun.
  1771 RENAN PEKUYSAL
1771 Renan Pekuysal  Ayy… çocuklar bi dinleyin… diye 3A sınıfının kapısından içeri giren çakmak çakmak olmuş bir çift mavi gözün sahibi şüphesizki Renan’dır.
Neşeli iyi kalpli oluşu onun en büyük özelliğidir. Feyza ile kendilerine özgü deyimleri, sözleri, yaptığı değişik mimik ve hareketlerle süsleyen Renan, aynı zamanda çalışkan, güzel giyinen bir arkadaşımızdır. Ezberlemeden ders çalışamadığını söyleyen Renan bu özelliği sayesinde daima geçerli notun çok üstüne çıkmıştır. Sıkıcı geçen derslerde her nedense pek sesi çıkmaz. Fakat bunun sebebi de o derslerde hayal kurmasıdır. (zaten hayatı hayaller üzerine kurulmuştur). İmtihan öncesi gece çok geç yatmanın verdiği durgunluktan sonra yine eski neşesine kavuşan Renan demekki her derste başarılı olabiliyor, ama o bütün alçak gönüllülüğünü koruyarak kendisini olduğundan çok aşağı gösterir. Başkalarına kötülük yapmak, onları kıskandırmak Renan’ın karakterinden çok uzaktır. En ön sırada Feyza ile oturmasına rağmen butun cesaretiyle gülebilen, konuşabilen Renan’ın sıraya kapanmak suretiyle kendini tutamıyacak duruma geldiği çok görülmüştür.
En üzücü olaylara bile gülmesini bilen Renan bu huyunun her nekadar “sinirden” olduğunu iddia edersede, biz bunu güzel arkadaşımızın güler yüzlülüğüne veriyoruz ve devamını diliyoruz.
  1773 FEYZA ARIBAŞ
1773 Feyza Arıbaş  3/A sınıfının en sempatik simalarından biri kımdiyecek olursak aklımıza ilk gelecek olan birkaç isimden biri de Feyza’dır. Sempatikliğinin yanısıra güzelliği yardımseverliği ve tertemiz kalbiyle hepimizin sevgisini kazanmıştır. Renan’la birlikte en ön sırada oturan ve derslerde hiç konuşmayan! Feyzanın hobilerinden biri de! cumartesi ve pazar günleri sabahın erken saatlerinde üniversite kurslarına gitmesidir. Fakat bütün bunların yanısıra derslerini hiçbir zaman ihmal etmez. Seyahat etmeyi çok seven bu arkadaşımız bilhassa yaz tatillerini geçirdiği Çeşme’yi ve geçen sene okulumuzun düzenlediği Alanya gezisini anlata anlata bitiremez. Onun en belirgin özelliklerinden birisi de aşırı misafirperverliğidir. Ne zaman evine gitsek birkaç kilo almadan dönemeyiz. Hernekadar kendisi kabul etrnek istemese de resme karşı büyük bir kaabiliyeti vardır. Zaten en büyük ideali de Güzel Sanatlar Akademisine girmektir. Tenefüslerde Feyza’yı Renan’la birlikte bunun hayallerini, kurarken görmemiz mümkündür. Tatlı Feyza biz tüm kalbimizle ideallerinin gerçekleşmesini diliyoruz..
  1868 ÖMER SİPAHİOĞLU
1868 Ömer Sipahioğlu Okulu boş zamanlarında bazan hatırlayan Ömer kendisini Okul dışındaki sosyal çalışmalarına adamıştır. Sınıfımızın 6 yakışıklısından biri olan Ömeı fiziksel üstünlüğünü şık kostümlerine ve ela gözlerine borçludur. Üstün konuşma kabiliyetini genellikle yersiz olarak kullandığı için okulda bulunduğu günler Ayşenur ve Beyza’nın haklı tezahüratlarına maruz kalır. Tenefüslerde neden hep üst kat koridorlarında volta attığı yakın arkadaşları tarafından hala anlaşılamamıştır. Kalemini duvar ve sıra edebiyatı için kullanır, buda müdür muavinlerinin aşırı takdirini kazanmasına neden olmuştur!
Bir takım şarkılara (çırpınırdı Karadeniz gibi) olan düşkünlüğü arkadaşları arasında yanlış! anlamlandırılmaktadır.
İyi bir anında yakalarsanız Ömer Beyoğlunda attığı namaraları mutlaka anlatacaktır. Beyoglunu ve İstanbulu bu kadar çok sevmesi onu Ayşenur’a da sevdirmiş, böylece fikrende güzel bir dostluk kurulmuştur.
Ömerin en hoşlandığı şey arkadaşlarına muratıyla yarış teklif etmektir! Her nedense asla gerçekleşmeyen bu yarışların sonucundan, çok emindir.
Okumaktan zevk aldığını bildiğimiz arkadaşımız, tek tük aldığı iyi notlarını ders çalışmasına değil, genel kültürüne borçludur.
İyi bir siyaset adamı olacağına inandığımız Ömer’in seçtiği yolda başarılı olması en büyük dileğimiz.
  1881 PELİN TEZER
 1881 Pelin Tezer Sınıfımızın en cici ve tatlı kızlarındandır Pelin. Hareketleri ve iyilik severliği ile bütün arkadaşlarının sevgisini kazanmıştır. Onu tenefüslerde aradığınız zaman kolaylıkla 3/C sınıfında bulabilirsiniz: Güzel gözleri ve uzun düz saçlarının yanında özelliklerinden biriside derslerde çiklet çiğnemesidir. Bu arkadaşımızın en sevdiği şeylerden biriside kayak yapmaktır. Derslerden vakit bulduğu zaman hafta sonlarını Elmadağ’da geçirir. Her zaman neşeli ve güler yüzlüdür. Daima kendi kendine bir takım kararlar alır fakat bunları bir türlü uygulayamaz. Aynı zamanda derslerinde de başarılıdır, tarih hocamız Münevver hanımında kısa zamanda sevgisini kazanmıştır.
Değişik kazakları, çorapları, gümüş yüzükleri ile daima dikkatleri üzerine toplar ve bu yüzden dolayı birkaç defa hocalarımızın hışmına uğramıştır. Yerinde giyinmesini çok iyi bilen bu arkadaşımızı en ufak bir şey bile mutlu etmeye yeter.
Müzik dinlemeği, resim yapmayı ve tabiatı cok seven bu sevimli arkadaşımızın en büyük ideali liseyi bitirmek ve iyi bir arkeolog olmaktır. Bu idealinin gerçekleşmesini, ömür boyu başarılı ve mutlu olmasını dileriz.
  1905 MİNE ÇOBANOĞLU
1905 Mine Çobanoğlu Sınıfımızın sessizler grubuna dahil olan arkadaşımızın sesini iki senedir hiç duymadık dersek yalan söylememiş oluruz. Sessizliği ile herkesin dikkatini çeken Mine ders çalışmayı pek sevmez. Fakat bu sessizliğin arkasında kuvvetli bir kişiliğin yattığı büyük bir gerçektir. Çalıştığı zaman büyük bir başarı elde eden arkadaşımız derslerden soğumuş gibi gözükmek istese dahi her kolda başarıya ulaştığını gizleyememektedir. Resme karsı olan kabiliyeti de onun takdir edilmesinde rol oynamıştır.
Mine’nin herkesçe bilinen bir özelliği de hocalar soru sorduğu zaman kızarmasıdır. Her hareketiyle okul toplumumda yer edinmiş olan arkadaşımız mütevazi davranışlarıyla hepimizin kalbine girmeyi başarmıştır. İlerde tüm mutlulukların seninle olmasını dileriz.
  2358 SİNAN KENANOĞLU
2358 Sinan Kenanoğlu Sınıfımızın medarı iftaharı altı erkek arkadaşımızdan biri olan Sinan bilhassa fen derslerinde parlayan zekasından ötürü kendisiyle çok övünür.
Okul içindeki saatlerde onu yanında birkaç kızla dolaşırken görmek mümkündür. Sınıf korosunun söylediği şarkı ve türkülere gaipten gelen seslerle katılır.
Sınıfımızın belli başlı gruplarından olan Z2 + S3 + G2 = ALÜTÖ grubunun tek erkek elemanı olan Sinanın en büyük zevki bu gruptaki kız arkadaşlarının taklidini yaparak onları kızdırmaktır.
Hayatının yarısını uyumakla geçiren sevgili Sinancığımız Rudolf Valentionun kendi özentisi olduğunu iddiader. En belirgin özelliği kendisini arada birde olsa ders dinlemeğe kaptırdığı zaman suratını şekilden şekile sokmasıdır.
Yegane çalıştığı ders olan tarih’ten bütün bir sene boyunca arkadaşlarını kurtarmak için sözlüğe kalkmış, hocamızın taktirini kazanmış, genede ( + )’dan yukarı çıkamamıştır ki buda kendisinin sinir krizlerine tutulmasına neden olmuştur.
Sevgili Sinancığımıza neşeli başarılı günler dileriz.
  2427 SERAP ÜNLÜER
 2427 Serap Ünlüer Sınıfımızın sevimli kızlarındandır. İki kahverengi gözleri ve uzun kirpikleri ona ayrı bir güzellik verir. Sevimli, uysal ve ağırbaşlı olması onun en belirgin özelliğinden birkaçıdır. Bilhassa kendisine has gülüşüyle herkesi etkiler.
Özellikle sözlülerde çok heyecanlanan bu arkadaşımız dersi bildiği halde “ay ne yapacağım” demekten kendisini alamaz.
Tenefüslerde dolaşmak yerine sınıfta Ayşe ile birlikte oturup sohbet etmeyi sever. Bu yüzdende bütün lazım olan şeyleri başkalarına aldırtır. Serapın bu hareketinden de en çok yakınan Lale ile Güldendir.
Hayatının en güzel anlarının geçtiği Anamura gitmek için tatilleri iple çeker. Dönüşünde yüzündeki muzip ifadeden gene bir işler karıştırdığı anlaşılır.
Üniversiteye girmek için büyük bir çaba sarfeden Serap, sevgili kurs ve sınıf arkadaşı Zehra ile hafta sonlarını mutlu bir şekilde dersanede kendilerini derslerine kaptırarak geçirirler ve bunlarıda hafta başında arkadaşlarına anlatmaktan büyük bir zevk duyarlar.
Herkes hakkında iyi düşüncelere sahip olan bu iyi kalpli arkadışımıza ömür boyu mutluluklar dileriz.
  2449 CEREN TOLLUOĞLU
2449 Ceren Tolluoğlu Sınıfımızın medarı iftaharı Ceren bu başarısı sayesinde sınıf not ortalamasını biraz da olsa yükseltmeyi başarmıştır.
Çocuklar ben yukarı çıkıyorum, ders çalışmam lazım. Her öğlen tenefüsü bu sözleri söylene Ceren’imiz bizim tarafımızdan azdırılmak istensede buna büyük bir iradeyle karşı koyar. Fakat azdımı da hiçbir irade ona karşı koyamaz. Bu kadar çalışmasının sonucu kollektif bir çalışma örneği sunan arkadaşımız bundan hep zararlı çıkmıştır.
Arkadaşlarının kendisine takmış oldukları Karen ismi, pek çok kimsenin onu yabancı olarak tanımalarına yol açmaktadır. Türk olduğunu ispatlayana kadar akla karayı seçer.
Ülker fabrikasını zengin etmeyi aklına koyan Ceren taç kraker almayı adet haline getirmiştir, ama bir tanesini bile yiyebilmek mutluluğuna henüz erişememiştir.
Büyük adaya aşkından dolayı her yaz 3 ay oradadır. Güzel saçları ile herkesi kıskandıran Ceren saatlerce aynanın karşısında saçlarını tarayıp tokalamasıyla meşhur olmuştur. Fotoğraf çektirmekten müthiş zevk olan Ceren, fotoğrafçı sınıfa girer girmez bir yandan “foto, foto” diye bağırıp, bir yandan da tokalarını etrafa fırlata fırlata saçlarını açmaya uğraşır.
Sınıfımızın iyilik meleğine ömür boyu başarılar dileriz.
  2493 BEYZA ALP
2493 Beyza Alp  İnce, zarif ve zayıf olmasına rağmen heran şişmanlığından şikayet eden güzel Beyza’mız sınıfımızın yatılılar grubuna dahil olduğundan onu hergün arka sıraların müdavimi, onların deyimiyle “arka sıraların fatihi” olarak görmek mümkündür.
Yatakhane, okul ve dışarda ayrılmadığı arkadaşları Ayşenur ve Gamze ile biraz fazla konuşup, bütün dertlerini derste onlarla hallettiğinden bazı hocalarla çok iyi anlaşır! Bu arada en arka sırada oturmasına rağmen Beyza da Ayşenur gibi sınıfın aksine yanında Gamze olmadıkça kopya çekemez.
Ağzından ela, yeşil, arçelik Ankara sözcükleri hiç eksik olmaz. Beyza’nın ideali sağsalim siyasalı bitirebilmektir.
Çok değişik bir tipe sahip olan Beyza’yı okul dışında görünce tanımak pek kolay olmaz. Çünkü karşıdan baktınız mı çok değişmiş, çok güzelleşmiş bir Beyza bulursunuz. Romantik olduğu zamanlarda yazdığı şiirleri o kadar güzeldir ki ilerde onu büyük bir şair olarak görürsek şaşmamamız gerekir.
Ayşenur ve Gamze ile hayat boyu ayrılmamanı ve herşeyin gönlünce olmasını dileriz güzel kız.
  2513 LALE GÜLDOĞAN
2513 Lale Güldoğan İşte 3/A sınıfının tam manasıyla gülü. Neşe, gırgır, espri, şarkı türkü, ne isterseniz Lalede bulursunuz üzüntü haricinde. Hiç bir şeyi kendisine dert edinmez.
Bütün tenefüslerde Lale’yi Sinanla görmük mümkündür. Zaten onların bu iyi arkadaşlığı derslerde de devam ettiği için her ders hocaların hışmına uğrarlar. Çok güzel sese sahip olan bu arkadaşımızı okulu bitirince Semanın dayısının gazinosuna transfer etmeği düşünüyoruz.
Lalenin en büyük özelliğide çok güzel yemek yemesidir. Onu ne zaman görürseniz görün ağzının etrafına baktığınız zaman ne yemek yediğini kolaylıkla anlayabilirsiniz.
En çok zevk aldığı şeylerden biride Zehra’yı “su getir” diyerek kızdırmaktır, Sıpacığımızı her zaman kitapları hazır bir şekilde “hadi asalım” sözcüğünü beklerken görebiliriz.
Mavi renge ve Volkswagen marka arabalara karşı olan tutkusu hepimizin güncel konusu haline gelmiştir. Tarih dersine karşı olan büyük ilgisi yüzünden padişah kolleksiyonu yapmaya başlamış ve bu kolleksiyonuda III. Selimin resmiyle tamamlamıştır.
Bu güler yüzlü arkadaşımıza yaşam boyu mutluluklar dileriz.
  2643 GÜLDEN AKYÜZ
2643 Gülden AKyüz 3/A sınıfının uzun boylularının arasında sevilenlerden olan Gülden sempatik ve espritüel bir arkadaşımızdır. Aynı zamanda çok güzel şarkı söyler. Bu arkadaşımızı her tenefüs, bazen derslere bile Zehra ile şarkı söylerken görmemiz mümkündür. Sözünü unuttuğunuz bir şarkımı var, yoksa son günlerde çıkmış bir şarkımı hoşunuza gidiyor, derhal Güldene sorun, sizi cevapsız bırakmayacaktır. Güldenin en büyük özelliğide çok güzel ellere sahip olmasıdır. Tırnaklarının uzunluğu yüzünden Nadide hanım tarafından kendisine yöneltilen ihtarlara rağmen o güzelim tırnaklarını kesmeye kıyamamıştır.
Her tenefüs Lale ile kantine inip arkadaşlarının istediklerini yerine getirmeden duramaz. Bilhassa her seferinde Zehranın parasıyla çiklet alır, bu yüzden de her zaman Zehranın hışmına uğrar. Yeni saç stili Erdem tarafından fazla beyenilmiş olacakki onun kendisine Gina diye seslenmesine yol açmıştır.
Sözlüleri hiç sevmeyen Gülden bunuda açıkça belli eder. (Az miktarda sırası ve sandalyesi birbirinin içine girer.) Bu arkadaşımız ingilizce derslerine çok ilgi duyar????? ve dersleri dikkatle dinler.
Hiç bir zaman yüzünden gülümsemesi eksik olmayan arkadaşımıza, sevgili Ginacığımıza mutluluk ve başarı dileriz.
  2721 SEVAL TOKALI
2721 Seval Tokalı Son derece tipik bir gülüşe sahip, tanrının boy dağılımında oldukça cömert davrandığı arkadaşımız özellikle annesine olan bağlılığı ve babasına olan hayranlığı ile tanınır. Açık sözlü ve candan Seval’in çok havai görünmesine karşın çok derin bir iç alemi vardır. İlk dersten itibaren “acıktım” diye feryat eden arkadaşımızın bunca yemesine karşın bu denli incecik olması hayret vericidir.
Felsefe’de çok iddialı olduğunu söyleyen Seval, filozofların isimlerinin yanlış telaffuz edilmesine korkunç sinirlenir.
Vatanı vazifesini ifa için okula geldiğini söyleyen Sevali genellikle Çarşamba günleri öğleden sonra pek okulda göremeyiz. Bugünü kendisine resmi tatil olarak ilan etmiştir. Seval’in güzel gözlerinin rengi herzaman tartışma konusu olmuştur ve hala yeşil mi, ela mı, yoksa bal rengi mi olduğuna kendisi dahil hiç kimse kesin karar verememiştir.
Kabak tatlısına, İzmir’e, edebiyata bayılan, bilumum haşerata sinir olan arkadaşımızı sene sonunda İngiltere’ye uğurlayacağız.
Seval’imize hayatta herşeyin gönlünce olmasını dileriz.
  2734 ERDEM AYFER
2734 Erdem Ayfer Sınıfımıza bu sene İtalya’dan transfer olan Erdem, sınıfımızın havasına hemen uymayı başarmıştır. Arkadaki kızlar grubunun tam ortasında oturan tek erkek elemandır. Ailesi halen İtalya’da olduğu için, bekarlığın sultanlık olduğunu iddia etmesine rağmen çamaşır yıkamaktan bıktığı bir gerçektir.
Derslerle arası pek iyi olmayan İtalyan modasının Türk temsilcisinin rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamasını tavsiye ederiz.
Şubatta ailesinin yanına giden Erdem kendisini oranının havasına kaptırmış olacak ki okula biraz geç başlamıştır. Sıra arkadaşı Begüm’le çok iyi anlaşan Erdem arada sırada onun hışmına uğrayınca güreşe başlamakta ve sonuçta tuşa gelmektedir. Resim dersinde yaptığı resimlerle hocamızın ve bizlerin büyük taktirini toplamıştır. Sınıfta resim çekilirken kızlar tarafından aranılan bir elemandır. Yakışıklılığından olsa gerek. Edebiyat derslerinde sözlülerin gediklisi olan bu gaddar jöne hayat boyu başarılar dileriz.
  2784 İLHAN AYKUT
2784 İlhan Aykut Çok temiz bir kalbe, neşeli bir karaktere sahip olan İlhan sınıfımız tarafından çok sevilir. Derslere pek ilgisi olmuyan İlhan’a imtihanlardan sonra kaç alacağını sorduğunuzda, tek, kesin cevap verir ‘YEK’ Aynı zamanda iyi bir futbolcu olan bu arkadaşımızı maç sonrası ve pazartesileri okulda göremeyiz. Sınıfın monoton havasından arkadaşlarının sıkıntısından fırsat bulduğu an derslere alakasız konuşması bu hava yı bozmaya yeter de artar bile.
Her türde şarkı söylemeye elverişli bir sese sahip olan İlhan nedense bu sene bu konuda çok nazlanmıştır. Derse kaldırıldığı zaman o bütün soğukkanlığıyla etrafında fısıldanan sözlerin açılan kitapların yardımıyla iyi kötü cevap verir. İmtihan taktikleri ve Türk filmlerinin! konuları hakkında geniş bir kültüre sahiptir arkadaşımız.
Zile’li olan bu arkadaşımızın oradan getirdiği küpe ve bilezikler sınıfta moda yaratmıştır. Durgun olduğu zaman (ki bu çok nadirdir) belli ki bir derdi vardır. Fakat bunu asla kimseye açmaz. Herkesle çok mesafeli, gururlu olan İlhan’ın ideali ingiltere’de okumaktır. Biz de bu bonkör ve neşeli arkadaşımıza ömür boyu mutluluklar diliyoruz.
  2807 GAMZE BAHADIR
2807 Gamze Bahadır  Onu tanıdığımızdan beri çözümleyemedik neden gözlerinin bazen yeşil, bazen gri, bazen de mavi olduğunu…
Gerçekten mevsimler gibidir bizim tatlı Gamze’miz. Harukulade gözleri gibi her an değişir onun ruhuda.
En mutlu olduğunuz anda Gamze’den azar işitirseniz eğer şaşmamalısınız. O anda kendi dünyasıylan haşır neşirdir çünkü. Aslında pırılpırıl bir kalbi ve müthiş bir sevgi stoku olmasına rağmen nedense iyi yanlarını sergilemekten hoşlanmaz. Sınıfın stratejik bakımdan en üstün sırası yıllardır ona ayrılmıştır. Ayşenur ve Beyza’ya olan aşırı sevgisi ise bu stratejik üstünlüğü onlarla paylaşmasına sebep olmuştur.
Sırasının üstüne kazılan en ücra köselerine yazılan yazılarsa okul müdüriyetinin babasından tazminat istemesine sebep olacaktır. Tatlı Gamze’mizin fizik ve cebir gibi derslere olan aşırı ilgisi nedeniyle yazılılarda Ayşenur ve Beyza’nın şanslarını hepimiz kıskanırız ve nekadar çabalasak da bu gibi kolay! imtihanlarda Gamze’nin yanında oturamayız. Neden mı? Sonra Ayşenur’la Beyza’dan dayak yemek var.
Üniversite kaygusuna düştüğünden beri tek ideali Kimyacı olmaktır. Ancak bu dalda ilerleme imkanı olmadığını iddia eden bazı hain kuvvetler tarafından caydırmak üzeredir. Tatlı Gamzemizin o yeşil gözlerinin herzaman gülmesini ve hayat boyu herşeyin gönlünce olmasını dileriz.
  2855 NAZAN FEYMAN
2855 Nazan Feyman Müzisyen bir ailenin ferdi olan sevimli Nazan’ımızı ilk dönem pek görme imkAnımız olmadı. Okul tarihinde eşine ender rastlanan bir devamsızlık rekoru kıran Nazan resmen bir dans hastasıdır.
Nazan iflas bayrağını çektiğimiz zaman yegane kurtarıcımızdır. Pepsi ve çikolatasız yaşayamıyacağından kesinlikle emin olduğumuz Nazan’ın sadece bizim değil bakkalların ve pastahanelerin de yegane kurtarıcısı olduğu bir gerçektir.
Nazan’ın köpeği Çıtak ile yaptığı geziler de çok ünlüdür. Bir de Nazan’ın zavallı beden torbası… Kızcağıza beden eşyalarını giyebilmek kısmet olmadı. Her aradığında mutlaka başkasının sırtında buluyor. Ama öyle hoşgörülü ki onun bir kere olsun kızdığına rastlamadık. Manto giymekten hoşlanmayan aıkadaşımızın güzel hırka ve yağmurlukları adeta kapışıldığı için Nazan çoğu kez eve yalnızca formasıyla dönmek zorunda kalır.
İyi kalpli, sevimli ve yardımsever Nazan’ımıza ömür boyu mutluluk ve başarılar dileriz.
   2949  LEYLA İLALAN
2949 Leyla İlalan İçimize sığdıramayacağımız bir acı.  Acı ki ne acı.  18 inin baharında tomurcuk bir gül iken solup giden Leylamız.  Seni gönlümüzde gözyaşımızla sulayıp anını hiçbir zaman soldurmayacağız.  Rahat uyu yavrum.   Kıvılcım Özkök
  2905 EMEL ERTEN
 2905 Emel Erten Sınıftaki sessiz ve sakinliği ile tanınan arkadaşımız aynı zamanda çalışkanlığı ile de tanınır. Kitap okumayı çok seven arkadaşımız okuduğu her kitabı sınıfa getirerek bizede kitap okuma zevkini aşılamıştır. Daha çok; insan ve onun düşünceleri hakkındaki kitapları okuduğunu görürüz. Bunun dışında resim yapmak ve müzik dinlemekte diğer tutkularıdır. Sırasını da kitapları, insanları, ve dersleri kadar çok seven Emel bu sevgisini ispat olanağını defalarca bulmuştur!!! Tüm uğraşları yanında ders çalışmaya da vakit ayırabildigini derslerindeki başarısından anlıyoruz. Arkeolojiye duyduğu ilgiyi ilerde bize arkeolog olmak istediğinden söz ettiği zaman anlıyoruz. Bu meslekte onun derslerindeki gibi başarılı olacağına inanıyoruz. Başarılarının devamını dileriz.
  3010 MURAT DENİZEL
 3010 Murat Denizel Kocaman kocaman ayılay. aymut ağıçlayına çıkıyoylaydı diye başlayan, Aymet’in hikayesi ile inşanlayın midesinde kuytlar vaydıy, kuytların da miydesin de kuytlar vaydıy felsefesiyle, çevresini bunaltarak onları helak eder. Murat istikrarlı çalışmayı örneklerle gösterip yaymaya çalışmaktadır.
Sınıfımızın yakışıklı delikanlısı Murat okulumuzun bütün kızlarının kalbini çalmıştır. En büyük zevki Müge ile uğraşmaktır. Piskopatlığı ile meşhur olan arkadaşımız önlerdeki sırasını terkederek arkalara transfer olmuş, ve böylece kopya çekme işlemini kolaylaştırmıştır. Sınıfımızın Altı (6) erkeğinden biri olduğu için çok fazla ilgi çekmekte ve bu nedenle de çok gururlanmaktadır. Zekanın başarıyı doğurduğuna inanan Murat, ponponlu çorapları ve kısa pantolonu ile bu fikrini ispat edememenin üzüntüsü içindedir. İlerde Güzel Sanatlar Akademisine girmek isteyen Murat, bunun için çok çalışmaktadır. Çizgileri çok kuvvetli olan yakışıklımız, sınıfta herkesin karikatürünü yapmaktadır. Seni ileride büyük bir sanatkar olarak görmek en büyük dileğimiz. Herşey gönlünce olsun.
  3033 AYŞENUR KÜLAHLIOĞLU
 3033 Ayşenur  Külahlıoğlu Nazik, incecik bir kızdır Ayşenur. O ufak cüssesinden umulmayacak yüklerin, sorumlulukların altından büyük bir rahatlıkla kalkar.
Masum yüzünde tatlı, insanı rahatlatan gülümsemesi hiç eksik olmaz, sanki mutluluk kutusudur. Müzik kutusuna konan para gibi Ayşenur’a da acı veya tatlı (hayatın içinden olsun da ne olursa olsun) birşeyler verildiğinde etrafına mutluluk saçar. Derslerde ise karşınıza yepyeni bir Ayşenur çıkar. Duygusallıkla mantığın en güzel uyumunu görürsünüz bu kez onda. Çalıştığı zaman harika, normal halde ise feci bir talebe olan Ayşenur’un arka sıralara olan tutkusu nedense giderilememiştir bir türlü. Kendisine sorarsanız konuştuğu zaman herkesi görebilmek istediğini söyler.
Her nedense okul dışındaki çalışmaları okuldaki uğraşlarından daima daha başarılıdır. Bunu; bize kalırsa sarsılmaz inancına, kendine olan güvenine ve azmine borçlu o. Sınıfımızın eski şoförlerinden olan arkadaşımız ders dinlemek gibi lüzumsuz işlerle ilgilenmediği için bu saatler içinde en büyük zevki Beyza ve Gamze ile önemli tartışmalara girmektir. İstanbul’u çok sevmesi nedeniyle iki yıldır her İstanbul sözcüğü geçtiğinde gözlerinin dolmasına şahit olduk.
Gülmeyi, mutlu olmayı, gerektiğinde sorumluluklarına sahip çıkmayı bilen güzel Ayşenur’a en az kendisi kadar güzel bir gelecek dileriz.