452 FATİH ÜÇKUZULAR
452 Fatih Üçkuzular Sınıfımızın tescilli Çobanı, okula arada bir iş olsun diye uğrayanlar takımının azalarındandır. Derslerdeki zavallı mahçup, sessiz delikanlı hali, teneffüslerdeki kaplan kesilen hali ile tam bir tezat teşkil eder.
Dalga geçmede üstüne olmayan bu masum suratlının bunu derslerde nasıl sessizlikle “yürütebildiğini hala anlayamadık”. Birtakım özel derslerde Afifenin gazabına uğrayıp en öndeki mekanından arkadaki sıralara atılır. Her ne hikmetse okulun girdisini çıktısını adı gibi bilen vatandaşlardan olup bu keşiflerinin nedenini bizlerden saklar.
“Canın ders çalışmak isterse biraz bekle, geçer” sloganını en iyi uygulayanlardan olup bu yüzden 12 yıldır ödev yapma gibi kötü alışkanlığı olmayan bir zat-ı muhteremdir. Hocalarımızın tatlı (?) sözlerini ise “hayat hoştur, gerisi boştur” diyerek geçiştiririz.
  478 SUHA ÇAKMAKLI
478 Suha Çakmaklı Sınıfın arkasını mesken edinen arkadaşımız Süha, değişik tip davranış ve en ciddi derslerde bile patlayıveren esprileriyle sınıfın sempatisini kazanmıştır. Sınıfları çalışmaktan çok, kıvrak zekası sayesinde geçen sarışın arkadaşımız, bütün bu niteliklerinin yanısıra, başarılı ve centilmen bir sporcu olarak da kendini kabul ettirmiştir. Lise hayatımızda hep iyi anıları bırakmış olan Süha Çakmaklı’ya ömür boyu başarılar, maç hastalığına ise acil şifalar dileriz.
  493 İPEK AYDIN
493 İpek Aydın Arka sıralardan zaman zaman yükselen kahkahaları doğuran espirilerin çoğu bu (espritüel) arkadaşımız tarafından yapılır. Zaman zaman öğretmenlerimizi bile kahkahalara boğmaktaki başarısını sözlülerde elleriyle yaptığı hareketlerle sürdürür. Derslerindeki üstün başarısı ve yüzünün masum ifadesiyle dikkati çekmediğinden kimse ona bu suçları konduramaz. İpeğimiz her ne kadar espritüel, hayat doluysa da, göründüğünden çok olgun, aklıbaşında “yapacağım” dediği bir işi gerçekten yapan bir arkadaşımızdır. Bu hareketlerinin en büyük kanıtı randevularına bütün kızların aksine tam vaktinde gelmesidir. İpek’in diğer bir uğraşı da ders dışı faaliyeti olarak yıllarını ve emeğini (!!!) verdiği masa tenisidir. Her ne kadar bu yıl üniversiteye hazırlık ve sıkışık dersler yüzünden antremanlara gidemediyse de okul sonrası yeterince boş zaman bulur umarız. (Son olarak) taklit yeteneğinden bahsetmeden geçemeyeceğiz. İpek, en büyük taklit, ve güldürü ustalarını kıskandıracak taklitleri ile gerçekten kusursuz bir insan olan İpekçiğimize en büyük dileğimiz şimdi olduğu gibi ileride de bu üstün yetenek ve düşüncelerinin değişmeden gerçekleşmesi ve değerinin bilinmesidir.
  573 BENGİ ÜÇÖZ
573 Bengi Üçöz Uzun boylu, canlı yeşil gözleri ile dikkati çeken Bengi’miz sınıfımızın belli başlı iftiharlıklarındandır. Fen derslerine doğuştan kabiliyeti olduğundan fazla bir çalışma göstermez. Her ne kadar sınavlarda kötü geçtiğinden yakınırsa da, genellikle söylediğinin iki katı not alır.
Çok narin bir bünyeye sahip olan bu arkadaşımız, kış aylarında gözlerine kadar çektiği kaşkolu, ponponlu şapkası ve kalın mantosu ile kutuplardaki eskimoları andırır. Spor kıyafetleri kendisine yakıştırmayı bilir. Boş zamanlarında en büyük zevki müzik dinlemekdir. Hele hele Paul Simon ve David Cassidy olursa, “Bu hafta sonu maç var mı” diyerek hafta sonlarını iple çeker. Ve basket maçlarını kaçırmamaya dikkat eder. Fakat uzun boyuna rağmen bizzat oynamaması sporumuz için büyük bir kayıptır.
Gelecekte mimar olmak istiyen sempatik arkadaşımızın idealine kavuşmasını ve tatlı tebessümünün güzel yüzünden eksik olmamasını dileriz. Hayat boyu mutluluklar seninle olsun Bengi.
  577 NACİDE ERCAN
577 Nacide Ercan Sınıf şerefimizi her sene koruyan Nacide, Lise hayatında bir dönem okul ikincisi diğer bütün dönemlerde okul birinci olmakla kırılması çok güç bir rekorun sahibidir. Onun insan üstü iradesi ve gayreti bütün sınıfı büyük bir şaşkınlığa düşürmekte bir kısım açıkgözler ise milletin bu taşkınlığından istifade ederek Nacidenin rekorunu elinden almaya çalışmaktadırlar! Şaka bir tarafa Nacide bütün nitelikleriyle şahane kelimesine iyi bir örnek teşkil eder. Olgunluğu, terbiyesi ve her dersten sonra uyuklamakta olan bazı tiplere yaptığı ders açıklamaları ile gösterdiği yardımseverliği onun en belirgin özellikleridir. Sınıf toplantılarına katılmayan ve şamatadan hoşlanmayan Nacide’nin en sevdiği şeyler arasında Tiyatroya gitmek ve kitap okumak gelir. Özellikle Cevat’ın iğneli sözlerine tahta silgisi ile cevap veren Nacide, Cem Karayalçın’ın yaptığı şakalardan sonra sinir krizleri geçirmekte ve onun bulunduğu köşeden garip sesler gelmektedir.
Doktor olmak ideali onda o kadar yer etmiştir ki biz fakircikler tercihlerimizin 18 ini de doldururken o yalnızca 6 tane Tıp yazmış ve büyük bir cesaret örneği vermiştir. Onun üniversiteye girebileceğine bütün sınıf imzalı ve mühürlü senet verirken o hala mütevazi bir şekilde giremeyeceğinden yakınır. Sevgili Nacide’mize bir ömür boyunca mutluluklar diler ailesi doktorlukta büyük başarılar kazanmasını dileriz.
  627 HÜRRİYET ZABUNOĞLU
627 Hürriyet Zabunoğlu Her ne kadar fotoğrafında çok ciddi çıktıysa da aslında çok neşeli olan bu sevimli arkadaşımız 3 yıldır derslerde gösterdiği başarılarla sınıfın çalışkanlar listesindeki yerini korumaktadır. Sesini genellikle teneffüse saklayan Hürriyet derslerdeki sessizliği ile özellikle coğrafya öğretmeninin takdirini kazanmış ve sınıfa örnek olarak gösterilmiştir. Giyimen çok meraklı olan bu arkadaşımız sene başından beri yıl sonu çayına nasıl bir tuvalet giyeceğine karar verememenin üzüntüsü içindedir. Özellikle ağladığı zaman gözlerinin yemyeşil olduğu ve bunun ona çok yakıştığı söylendiğinden beri sık sık ağlamaya başlayan Hürriyet’in arada bir attığı kahkahalardan güldüğünü mü yoksa ağladığını mı kestirmek biraz zordur. Cevat’ın Sabuş’a yaptığı şakalar ve bunlara Emine’nin de katılması sınıfta sık sık trafik sahneleri yaratmaktadır. Sınıfa olan sevgisini her teneffüs kendini dışarı zor atarak belirten Hürriyet’in aşırı hassaslığıyla olmadık şeylere üzülmesi nedeniyle ara sıra acıklı bir yüz ifadesiyle görebilirsiniz. İlerde iyi bir mimar olup Emine ve Hatice’ye Kaş’ta yazlık bir köşk planı çizmek isteyen arkadaşımız için hepimizin dileği tüm arzularının gerçekleşmesidir.
  642 AHMET BAŞÇI
642 Ahmet Başçı 3 yıldır sınıf başkanlığı görevini yüklenen ve bu görevi başarıyla yürüten Ahmet; her ortama uyabilen, ciddi ve ağırbaşlı bir karaktere sahiptir. “5 ten şaşma, 6 yı aşma, 4’e yanaşma!” metodunu uygulayan ve başarılı olan arkadaşımız, derslerdeki dikkati ve sessizliğiyle bütün öğretmenlerimizin ve bizim sevgimizi kazanmıştır. 1. zilden sonra kapıda duranları içeri sokmak, davetiye satmak ve teksir kağıtları icln para toplamak gibi ilginç zevkleri olan arkadaşımızın; Tarih derslerinde fikirlerini anlatmaz ise içi rahat etmez.
Her zaman ciddi fakat güler yüzlü olan arkadaşımız, tatlı esprileri ve fiziğiyle Komiser Enrayt’ın Ankara mümessilidir. Boş derslerde yoklama yapmak için herkesten çok bağrışıp muavinin sınıfa gelmesine neden olan Ahmet; Başkanlığı severek ve görev aşkı ile yaptığını söyler.
Ticarete kafası iyi işleyen Ahmet’i gelecekte ülkemiz sanayiinde yüksek mevkilerde görmek tek isteğimizdir. Sevgili Başkan (Captain) sana 3/L’den yaşam boyu mutluluk ve başarı dilekleri.
  646 NEBİL BOZDOĞAN
646 Nebil Bozdoğan Sınıfın loca mevkini üç senedir kimseye kaptırmayan Nebil, bu rekorunu bu süre içinde yanyana oturduğu Cevat’la korumakta. Oturduğu yerin avantajlarından yararlanarak, konuştuğundan başka kimsenin anlamadığı kısık sesiyle sık sık öğretmenlerimizle sohbete dalar. Bütün çabalarımıza rağmen üç senedir kendimizi duyuramadığımız Nebil’in, frekansı 50’den küçük ve işine gelmeyen sesleri duymadığı araştırmalardan sonra saptanmıştır. En büyük iki tutkusundan biri herkesin bildiği gibi saçlarıdır. Değişik saç modelleri gibi masa tenisi antremanlarındaki değişik stili ile de tanınır. İkinci büyük tutkusu da reklam programlarından derlediği esprileri sınıfta yaparak büyük bir sempati (!) toplamaktır. Gerçekten iyi niyetli olduğu halde yazılılarda arkadaşlarından yardım eslrgemesiyle antipati toplarsa da yaptığı şirinliklerle tekrar sevgimizi kazanır. Giydiği gözalıcı renklerdeki gömlekleriyle Yeşilçamlı aktörlerin yerini tehlikeye sokan Nebil’e hayatı boyunca mutluluklar dileriz.
  662 CEVAT AÇIKALIN
662 Cevat Açıkalın “Jattendrai le Jour et la nuit” Would you please speak with me in English so we can both improve our speech?” Eğer sınıfta bu lafları işitecek olursanız bilin ki bunları belki de sırf bizleri kızdırmak için söyleyen Cevat’tan başkası değildir.
Hürriyet’in tatlı baş belası olmakla kazandığı ününü Cevat, bu sene Nacide üzerinde sürdürmekte ve birer iğne küpü olan sözleriyle onu sinir krizleri içinde bırakmaktadır. Anlayacağınız Cevat ince analizleriyle hem şaka yapmakta hem de arkadaşları ile olan dostluğunu perçinlemektedir. Oysa derste Cevat’ın tenefüsteki halini hiç göremezsiniz. Öğretmenlerimize karşı yaptığı yerinde ve nazik komplimanlarla hepimizin sevgisini bir anda yeniden kazanır.
Müziğe karşı olan aşırı tutkusu Cevat’ı her hafta plakçıdan plakçıya koşturmaktadır. Bu yolda öğle yemeklerini bile feda eden Cevat’ın aldığı plaklar üzerinde 3/L sakinleri ile oluşturduğu mini müzik seminerleri bir çok arkadaşa ders nedeni ile ilgilenemediği müzik piyasası hakkında bilgi vermeye yeter de artar bile.
Son olarak ona başarı ve mutluluklar dilerken o özel kahkahalarını hiç bir yerde ve hiç bir zaman unutmamasını dileriz.
  681 SELMİN VURAL
681 Selmin Vural İşte geliyor, kim mi? Kumral, ela gözlü, uzun boylu bu kız sınıfımızın neşe kaynağı şirin Selmin’dir. Nedense hemen her sabah geç kalmayı adet edindiğinden ona çoğunlukla sınıfta değil koridorda rastlayabilirsiniz. Derslerde gayet uslu gözükmesine rağmen herhalde geçen sene katıldığı sınıfımıza alışamamış olacak ki sıkıldığını söyler durur. Allahtan bu yıl Saim’in yanında oturmuyor da dersi dinleyebiliyoruz. Artık ilmi ve felsefi tartışmalarını postacılık görevini yüklendiğimiz ufak kağıtlarla devam ettiriyor! Neyse buna razıyız.
Selmin gittiği her yere gürültü ve neşeyi birlikte götürür ama, bu yıl geçen yıla nazaran uslandığını itiraf etmeden yapamayacağız. Herşeye rağmen yardımsever ve çalışkandır. Eğer onu imtihanlardan bir evvelki gün sınıfta arayacak olursanız havanızı alırsınız. Yine o sevimliliğini kullanmış, ne yapıp edip Kıvılcım Hanımdan izin almıştır. Bu yüzden çoğunlukla kızgın bakışlarımıza hedef olur.
Müzik dinlemek ve şiir yazmak en hoşlandığı şeylerin başında gelir. Ortadoğunun Mimari Bölümüne girmek isteyen Selmin’in cin gibi zekası sayesinde burayı kazanacağına inanıyor, kendisine tüm hayatı boyunca mutluluk diliyoruz.
  706 SAİM SAATÇİ
706 Saim Saatçi Herkesle iyi geçinmenin sırrını bilen Saim’i yazılılardan önce sınıfta bulamayız. Başarısını okuldan fazla görünmemesine borçlu olan arkadaşımızın fen derslerinde, işleyen zekası nedense diğer derslerde pasif kalır. Yazılı öncesi toplu çalışmalarımızda öğretmenden öğrendiğimizi ondan öğreniriz. Matematik derslerinin tartışılmaz kralı’dır. Şu konuşmalar sınıfımızda çok duyulur. Saim matematikten hiç bir şey anlamadım çıkışta lütfen biraz anlatıver.
– Saim hani bana anlatacaktın?
– Başka kimseye söz verme tamam mı?
Hiçbirimizi kıramayan Saim hepimizi birden evine çağırır ve hepimizi birden matematik konusunda aydınlatır. Herhalde içimizden bazıları matematik notunun yarısını Saim’e borçludur.  Kıvılcım hanım günaşırı kırılan en uçtaki camın sorumluluğunu Saim’e teslim ettiğinden beri pencere bir daha kırılmamıştır. Bu ise arkadaşımızın görev anlayış ve şuurunu gösteren iyi bir örnektir. Elektrik Mühendisi olmak isteyen bu sarışın, sempatik arkadaşımız hepimizden önce hazırlanmaya başlamıştır. Bu dileğinin gerçekleşmesi umuduyla.
  821 GAMZE GÖZÜBÜYÜK
821 Gamze Gözübüyük Sınıfımızın şirinlik örneği olan Gamze her zaman güler yüzü ve candan davranışlarıyla kendisini bizlere sevdirmiştir. Gamzenin en büyük özelliği sınıfta herkesle aynı derecede samimi olması ve bu yüzden herkes tarafından aranılmasıdır.
Giyimine düşkün olan bu arkadaşımız, Paris ve Londra modasının sınıftaki öncülüğünü yapar (laf aramızda Gamze paltolarının sayısının kendisi bile bilmez). Aşırı hassas olan bu arkadaşımız küçük şeyleri büyütür ve her şeyi kendine dert eder. İstediği zaman derslerinde sağladığı başarı ile hocalarımızı olduğu kadar kendini de şaşırtır. Bu başarısında müziğin katkısını da unutmamak gerekir.
Elinden düşürmediği Coca-Cola’sından midesinin feryadı üzerine ayrılmak zorunda kalmıştır. Şimdi de değişik şeylerle oyalanmaya çalışmaktadır. Evde annesinin okulda arkadaşlarının zoru ile yemek yiyen bu cici arkadaşımız bu durumdan şikayetçidir. Allahtan kedi köpek sevgisi sayesinde kendisine verilenleri onlarla paylaşarak çoğu kez paçasını kurtarmaktadır.
Yılın ortalarında çenesi çıkan Gamze neden ve nasıl çıktığı sorularıyla oldukça perişan olmuş, zavallı derdini anlatabilmek için çıkık çenesiyle büsbütün ızdırap çekmiştir. Altın kalpli boncuğumuza ömür boyu mutluluklar dileriz.
  823 NAZAN ÖZTÜRK
823 Nazan Öztürk Sınıfımızın ağır başlı, sessiz, hiç kimseye zararı dokunmayan tatlı kızı Nazan’a gelince derslerde herkes onu sessiz sedasız bilmesine rağmen dört senelik uzatmalı arkadaşı Sevtap’la kimseye çaktırmadan kağıtlara yazılar yazarak anlaşırlar. Onun sessiz konuşmasını ancak dört yıllık tecrübelerinin sonucu olarak kelimesi kelimesine anlayan Sevtap, Nazan’ın sesini duymakta zorluk çekenlere onun tercümanlığını yapar. Her ne hikmettir, bilinmez sözlülerde o kısık sesin yerini gayet net bir ses alır ve soruları soğukkanlılıkla cevaplar. Lisana karşı büyük bir yeteneği olan bu arkadaşımızın özellikle Almanca sırasından çok önce yanındaki sıralar kiralanır. Hiç bu sakin Nazan’ı evinde gördünüz mü? Sınıftaki halinden tam anlamıyla ters bir kızcağız çıkar karşınıza (evin bir numaralı hakimidir). Sakın onun damarına fazla basmayın kolunuza öyle usturuklu bir cimdik oturtur ki acısını ancak tadan bilir. Koyu bir Beşiktaş taraftarı olan Nazan’dan her futbolcu hakkında bilgi alabilirsiniz. En büyük hobisi şarkı sözü yazmaktır. (5 defteri tamamen doldurmuştur.)
Sınıfımızın seyyar bankacılığını yapan Nazan her isteyene para bozma ve borç verme işlemini gerçekleştirir.
  831 SEVTAP ÇELEBİ
831 Sevtap Çelebi Sanırız bütün sınıfça sevilen arkadaşlarımızdan birisi de Sevtap’tır. Hareketlerindeki içtenliği ve sevimliliği ile herkesin güvenini kazandığından 3 yıldır sınıfın dert küpü olma niteliğini korumaktadır. Bu arkadaş sevgisi yüzünden her türlü üzüntü ve zorluğa seve seve katlanır. Sevtap’ın birçok iyi yönlerinden biri de açık sözlü olmasıdır. Birisinin yanlış hareketini o kişiye söyler, onu uyarır fakat arkasından konuşmaz.
Sanırız sınıf toplantılarının gözdesi Sevtap’tır. Hiç nazlanmadan sınıfın isteğini yerine getirerek en ağır ve zor Türk Sanat Müziği şarkılarını, ünlü sanatçılara taş çıkartan güzel sesiyle söylemesi, özellikle öğretmenlerini çok şaşırtmış ve onun burada harcandığı söylenmiştir. Sözlülerde umulmayacak derecede yüksek sesle konuşan cesaretli arkadaşımıza, gür sesiyle sınıftakileri uyandırmak gibi bir kamu görevi yaptığından çok teşekkür ederiz. Arada bir çaykolik krizleri geçiren Sevtap’ı yatıştırmak için 2-3 bardak çay ya da çayduşu “yetmeyebilir” Bunu kendisi de bildiğinden sınıf pikniklerine kendi çaydanlığı ve demliği ile gelir. Sevtap’ın bütün bu üstün başarı ve özelliklerinin, ideali olan endüstri mühendisliği bölümüne girerek fakültede de devam etmesi en büyük dileğimizdir.
  897 SEVGİN ÖZDEMİR
897 Sevgin Özdemir  Sevgin, ne olur bize şu sırrını öğret. Bu kadar dersi nasıl yetiştiriyorsun?
– Sevgin, lütfen bu gece Cebir defterini verir misin?
– Sevgin, bu öğlen boşsan bana biraz kimya anlatıver.
İşte bu defterleri elden ele dolaşan ve her tenefüs özellikle yazılı önceleri etrafında büyük bir kalabalık toplanan bu çalışkan arkadaşımıza yöneltilen olağan sorulardan bir kaçı. Devamlı dereceye girerek, sınıflar arasında göğsümüzü kabartan ve Kıvılcım hanımın sık sık bizi tebrik etmesine yol açan bu arkadaşımızın en belirgin özelliklerinden biri kendine hiç bir zaman güvenmemesidir. Çalışkanlığının yanısıra zarif tavırları, tatlılığı neşeli kahkahaları ve özellikle kedi miyavlamasını andıran hapşırmasıyla dikkati çeken bu arkadaşımızı tenefüslerde her an ya Tunç’la şakalaşırken ya da Saim’le Tanrının varlığı yokluğu veya bu kadar inekliğin kişiye bir şey kazandırıp kazandırmadığı konusunda tartışırken görmek mümkündür! Belirli bir ideali olmayan daha doğrusu her gün sekreterlikten doktorluğa kadar gömlek değiştirir gibi ideal değiştiren bu arkadaşımızın hayatta en çok mutluluk, neşe getirecek yolu bulması ve daima istediği inceliği koruması dileğiyle.
  998 AYDIN ÖNER
998 Aydın Öner Uzun boylu yeşil gözleriyle sınıfımızın yakışıklılarından olan Aydın uzun saçları eklenince yalnız kızların değil hocaların da ilgisini çekmektedir.
Derse gireli 10-15 dakika olmuştur ve herkes büyük bir dikkatle dersi dinlerken Aydın tek eli cebinde olarak yarı uykulu girer, geç kalma nedeni ya sabah kalkamaması ya da okula gelirken dalıp bir yere takılmasıdır.
Aynı zamanda bir bilardo hastası olan Aydın buz pateninde de iddialıdır.
Büyük bir talihsizlikle buzu öpünce kendisini hastanede bulmuştur ve bundan sonra arkadaşımız yanına mavi boncuk almakta ve arkasına kalın bir yastık bağlamadan buz patenine çıkmayacağını açıklamıştır.
Kendisi Türkiye’yi uygarlaştırmak için Başbakan olmaya karar verdiyse de ille tercihini uçak Mühendisliğine vermiş ve sınıfta bulunan diğer arkadaşlarının bu tercihlerini sildirmiştir.
Yakışıklı arkadaşımızın üniversiteye girmesini ve hayatta başarılı olmasını dileriz.
  1007 EMİNE ALPAY
1007 Emine Alpay Sınıfımızın sempatik kızlarından olan Emine, yerinde yaptığı espirilerle etrafını kahkahaya boğan bir arkadaşımızdır. Derslerindeki başarısı ve sözlülerdeki aşırı soğukkanlılığıyla hepimizin takdirini kazanan Emine, bu sene sınıfımızın sağlık ve temizlik kolu görevini başarıyla sürdürmüş ve yediği çekirdeklerin kabuklarını çöp kutusuna atarak hepimize örnek olmuştur. Özellikle fizik derslerindekl ağır başlılığıyla fizik hocamızın fazlaca dikkatini çeken arkadaşımız, bu yüzden Emine adını verdiğimiz bir formülü her ders tekrarlamak zorunda kalmıştır. Uzun boylu oluşundan dolayı orta okuldan beri çeşitli spor dallarına seçilen Emine her seferinde bir yolunu bularak bunlardan kurtulmayı becermiştir. Bununla birlikte basket maçlarını izlemeyi hiç ihmal etmeyen bu arkadaşımızdan tüm maç skorlarını ve takımların listelerini öğrenebilirsiniz. Sırasının biraz ayak altında olması nedeni ile her teneffüs ezilme tehlikesi geçiren Emine bu zahmetlere sırf Hatice ve Hürriyet’le yanyana oturmak için katlandığını söyler. Bu cici ve yardımsever arkadaşımız Antalya’lıdır ve Kaş’a olan hayranlığını anlata anlata bitiremez, romantik ve hayvanları özellikle kedileri çok seven Eminemiz gelecekte doktor olmayı arzulamaktadır. Emine’ye tüm arzularını gerçekleştirmesi dileğiyle mutluluklar ve başarılar dileriz.
  1068 MEHMET MİHRİ DİCLE
1068 Mihri Dicle Sınıfımızda centilmenliğiyle tanınan bu arkadaşımızın tek kusuru aceleci hareketleriyle herkesi huzursuz etmesidir. Kendisi her ne kadar iddiacı olduğunu kabul etmese de sırf iddia olsun diye yarım saat içinde bir kilo baklava yiyerek bunu kanıtlamıştır. Koridorlarda attığı naralarla herkesin kulaklarını tırmalayan Mihri’nin bu sesiyle müziğe nasıl geçtiğini hala merak etmekteyiz. Hesap hususunda kıvrak bir zekaya sahip olan bu arkadaşımızın gelen hesaplarda garsonların açıklarını yakalamakta üstüne yoktur. Aynı zamanda mali bakımdan sıkıntılı dönemlerimizde bizlere kredi açarak, yardımlarını esirgemez her ne kadar koyu renk gözlüklerinin arkasında haşin bir karekter tipini canlandırıyorsa da gerçekte bir meleği aratmayacak temiz kalpli ve yardım severdir. Evinde verdiği arkadaş toplantılarıyla arkadaşları arasında samimi bir hava yaratmasını çok iyi başarabilen Mihri partilerde misafirlerden çok kırılabilecek eşyaların peşinden koşar. Beden dersinde sınıfımızın kıdemlisi olan Mihri bizleri sıraya sokamamasının verdiği moral bozukluğundan ahlak derslerinden yakından izlemektedir. İdeali doktor olmak olan bu sevgili arkadaşımıza hayatı boyunca başarı ve mutluluklar temenni ederiz.
  1103 HATİCE KUNTER
1103 Hatice Kunter Bu tatlı arkadaşımız iyi kalpliliği ve çalışkanlığı ile hepimizin beğenisini kazanmıştır. Sınıfımızın orta sıralarında Hürriyet ve Emine’nin ortasında oturan Hatice’yi üç yıldır onlardan ayrı görmek mümkün olmamıştır. Ve özellikle bu üçlünün yazılılardan önce attığı kahkahaların nedenini kimse öğrenememiştir.
Koyu bir Beşiktaş taraftarı olan Hatice, takımını savunmak için en ateşli tartışmalara bile girmekten kaçınmaz. Çok alıngan olan fakat çabuk sinirlenmeyen bu arkadaşımızın yanına sinirlenince gitmekle büyük bir riske atılmış olursunuz. En büyük korkusu Tarih ve İngilizce derslerine geç kaldığı günleri, özellikle Tarih derslerinde, dersi tuvalette geçirmek zorunluluğudur. Yeni silgilere allerjisi olan Hatice’nin en büyük zevki bu silgilerin ortasına delik açmak ve parçalarını sağa sola atmaktır. İlerde doktor olmak isteyen bu arkadaşımızın en büyük arzusu, Emine’yle birlikte bir muayenehane açmaktır. Hepimiz tüm kalbimizle bütün mutluluk ve başarıların Hatice’nin olmasını dileriz.
  1184 CAN YİĞİT
1184 Can Yiğit Değişik bir ders anlayışına sahip olan arkadaşımız, az çalıştığı halde derslerini bu güne kadar basketbol ile birlikte başarılı bir şekilde yürütmesi bizleri hem sevindirmekte hem de hayret içinde bırakmaktadır.
Basketbolu ile okulumuzu ve kulübümüzü başarı ile temsil etmektedir. Maçları ve turnuvaları yüzünden, diğer arkadaşlarımıza nazaran kendisini pek az gördüğümüz Can bu sene iki yıldır okuduğu Fransızcadan arkadaşlarının ısrarı üzerine müziğe geçmiş ve şimdi güzel sesini terbiye etmekle uğraşmaktadır.
Arkadaşımızın tiyatroya karşı pek bilgisi olmamasına karşın bazı durumlarda en büyük karekter oyuncusuna bile taş çıkaracak bir yeteneğe sahiptir. Bunun en iyi kanıtı geçen yıl bazı zor durumlardan kendini kekeleme krizi ile kurtarmasıdır.
Can genellikle bütün derslere karşı büyük ilgi göstermemekle beraber bazı derslerde ayağına giren kramplarla konuları izleyememesini kayıp olarak nitelendirir.
Hafta sonları ve Cuma akşamları arkadaşlarıyla sakin bir yerde derslerden uzak huzur arayan Can’ın trafik polisleriyle arası pek iyi olmamasına rağmen içinde bulunduğu durumlardan soğukkanlılığı ile kurtulmasını bilmiştir. İdeali makina mühendisliği olan Can’a ömür boyu başarılar ve mutluluklar dileriz.
  1529 AFİFE UZUN
1529 Afife Uzun Sınıfımızın hızlı sürücüsü Afife’yi sınıfta iyiliği ve tatlılığıyla sevmeyen yoktur. Ayrıca çok da çalışkandır. Her derste, özellikle kompozisyon derslerinde verilen konularda fikirlerini öne sürüp uzun uzun konuşur. En büyük idealinin hukuk olduğunu söylersek buna şaşmamak gerekir. Afife en çok kafasını bir şey gelmesinden çekinir. Ama sınıfımızda uçuşan bilumum eşyalar hedef olarak (ne hikmetse) bizim kızın kafasını seçer. Afife sadece muzurluklarla şap karşı karşıya kalan değildir, aynı zamanda onları uygulamakta da ustadır. Onun bir de sporcu yönü vardır. Okulumuzun ekskrim (sakın ekskremi demeyin çok kızar), takımının baş elemanlarındandır. Oyun sırasında o sakin Afife’nin yerini haşin ve gaddar Afife alır. Attığı naralar onun deyimine göre deşarjmış… İlginç yönlerinden biri de ağzı yanmasın diye çay içmez, arada sırada da (!!) karşısındakinin suratına püskürtüverir. Öğle yemeklerimizden geç gelmemizin birinci nedeni Afife’dir, aman bir yemek yer karşısındaysanız hele bir de hızlı yiyorsanız mahvoldunuz demektir. Hadi Afife çabuk demekten bir haller olursunuz ama o hiç istifini bozmaz (Midesini yormazmış)
Bu tatlı arkadaşımıza hayatında her istediğini gerçekleştirilmesini dileriz.
  1558 CEM KARAYALÇIN
1558 Cem Karayalçın Sınıfımızın yegane güneşi olup her girdiği binanın Sigortaları aniden atar. Çıtır pıtır bir tazedir sırf daha sempatik olmak için gözlük takanlardan değildir. Sessiz messiz görünürse de hafif kazıklıyıcılardandır. Hiç çakmadığı halde 3 yaşından beri mürekkep yalar.
Çok entellektüel (!) olup, futbola, basketbola, tenise, müziğe, sinemaya, tiyatroya ve bir insanın merak edebileceği her şeye merakı vardır. Ayrıca vücut yapısının uygun oluşundan iyi bir hammal olup hemen her çeşit sporu yapar.
Sınıfın Avrupa görmüşleri arasına bir aylık İngiltere Seyahati ile girmeyi başarmıştır. Mamafi kafaların şişmesine bir aylık seyahati bir yıl gideninkinden daha fazla neden olmuştur.  Oldukça zekidir ne varki ilkokulda profosör (!) lakabını alan Cem, lisede embesilliğe kadar düşmüştür. Gene de intizam kompledir, yatış ve kalkışları Greenwhich’e ayarlıdır. En büyük süksesini zavallı babasından arakladığı 76 model Pontiac’ıyla yapar. Pek ziyade bir satranç meraklısı olan arkadaşımızın bizim okula nasıl düştüğü bilinmemektedir. Onu her an bir kitap okurken veya bir satranç partisini incelerken görebiliriz.
İğneliyici esprileri özellikle öbür Cem’i çok kızdırır. Gösterdiği tekamüle bakılırsa, saçları ağarıncaya dek on yaşını geçmiyeceği tahmin olunur.
  1608 ZAFER GÜRSOY
1608 Zafer Gürsoy Zafer ismi bize arkadaşları arasında sevilen ve her gittiği yere neşe saçan bir simayı hatırlatır. Zaferin dürüst bir kişiliğe sahip olması onun düşündüklerini samimi olarak söylemesine neden olur. Bu özelliği onu güç durumlarda bırakmasına rağmen açık sözlü oluşu arkadaşları arasında sevilen bir kişi olmasını sağlar.
Zafer Fen derslerine karşı aşırı bir ilgi duyar. Fakat diğer derslerden nasıl başarılı olduğu “Eğitim dünyasını” hayretler içerisinde bırakan bir muammadır. Rahatına çok düşkün olan Zafer giydiği giysilerle Okul idaresiyle mücadele eder ve çoğu kez paçasını kurtarır. Bunu ise Atletik yapısına borçludur.
Temizlik imandan gelir diyerek aradığı huzuru hamam sauna vs. gibi yerlerde arar.
Zafer ders içi ve ders dışı faaliyetleriyle ilerde Vatanına ve Milletine faydalı olma azminde ve idealinde olup Cuma akşamları haftanın güncel olaylarını samimi bir hava içerisinde arkadaşları ile Restoran Kayıntıda yorumlamayı adet etmiştir. Bu sayede kısa bir süre için derslerden ve imtihanlardan kurtulma yolunu bulur.
İdeali olan Atom Mühendisliğini kazanması dileği ile.
  1613 SERPİL KARAASLAN
1613 Serpil Karaaslan Ön sıralarda, sürekli arkadaşı Bilge’nin yanında oturan Serpil, masum bakışları, içten ve canlı gülüşü, çalışkanlığı ile çok hoş ve sempatiktir, insanları sever, kendisine karşı da başkalarına karşı da samimidir. Bildiklerini ve fikirlerini söyler ne kendini ne de başkalarını aldatmaz. Hayalinin genişliği ve edebiyata düşkünlüğü, herkesle iyi geçinmesi sayılabilecek en belirgin özellikleridir. Onun için ne söylesek az, güzellik desek var neşe desek bol bol var, sevimlilik, konuşkanlık, beceriklilik, cana yakınlık, arkadaşlık desek onların da hepsi var, Eee, zaten geriye ne kaldı ki? Samimi arkadaşları arasındaki bütün uçarılığı ve neşesine karşın, okulumuzun en ağırbaşlı kızlarındandır. Olaylar karşısındaki soğukkanlılığı onun olgunluğunu kanıtlamaya yeter.
Zevkleri arasında Emre’nin kulağını çekmek, okulun merdivenlerini saymak, koridorları adımlamak ve mektuplara cevap yazmak sayılabilir.
Geleceğin büyük gazetecilerinden olacağından emin olduğumuz, her bakımdan eşsiz arkadaş Serpil’e yaşam boyunca yüzündeki gülümsemeyi hiç eksik etmemesini öğütleriz…
  1760 TAMER ATASEVER
1760 Tamer Atasever Sınıfımızın sessiz, sakin tiplerinden olan arkadaşımız Tamer derslerindeki başarısı çalışkanlığıyla da kendisini hepimize ve öğretmenlerine de sevdirmişti. Fakat bu başarısını biraz da gizli hünerlerine ve maharetlerine borçludur. Çünkü çalıştığı derslerini biraz da unutmamak için aldığı notların kendisine imtihanda yardımcı olacağına inanmıştır.
Sevgili arkadaşımızın bu sene aldığı yeni gözlüklerle biraz da Karlos’u andırmaktadır. Fakat Karlos lakabı altında bile olsa centilmenliğini ve iyi kalpliliğini hiç bir zaman yitirmemiştir.
Derslerine önem verdiğini her zaman taşıdığı o ağır Jamesbond tipi çantasından da anlamak zor değildir.
Bu tatlı lise sıralarındaki günlerimizi birlikte geçirdiğimiz sevgili arkadaşımızın, gelecekte idealindeki Doktorluk mesleğine ulaşarak hayatta başarılı ve mutlu olmasını dileriz.
  1809 BİLGE ERDOĞAN
1809 Bilge Erdoğan Nuri hocanın önünde daima sessiz sedasız ve olaysız geçebilen nadir öğrencilerden olan Bilge, kendisini yakından tanımayanlar için anlaşılması güç ve fazla gururlu gibi görünürse de, aslında oldukça alçak gönüllü ve sempatiktir.
Uzun parlak saçları, yeşil gözleri, sık sık işitmek mutluluğuna eriştiğimiz kahkahaları, az çalışıyormuş görünmesine karşın derslerdeki yüksek başarısı, modern danslardaki üstün yeteneği ve güzel sesi onun sayabileceğimiz en belirgin özellikleridir.
Son derece kuvvetli bir iradeye sahip olan arkadaşımız, dünyayı olduğu gibi kabul edebilen, kötü yönlerinden kaçınarak tebessümü yeğleyen bir kişiliğe sahiptir. Sınıfımızda Yeşil Kıbrıs’ın temsilcisi olup sohbetlerinde sık sık savaş anılarından bahseder. En yakın arkadaşı Serpil ile zil çalar çalmaz kendini sınıftan atan Bilge, açık hava gereksinmesini akşam üzerileri Çankaya’ya doğru yaptığı uzun yürüyüşleri ile bol bol karşılamaktadır. Yaşamın boyunca bitimsiz mutluluklar senin olsun, tatlı BİLGE.
  1821 ZEYNEP ACARLI
1821 Zeynep Acarlı Sınıfımızın eli maşalı tiplerinden biri olan bu arkadaş yanına oturmak bahtsızlığına güçlükle katlanan zavallı Cem A’yı haşlayıp kızarttıktan sonra fırında kapama olarak yerine gönderir. İmzası surat üzerinde gayet belirgin olarak bıraktığı 5 tane çizgidir.
Boyu sınıf ortalamasının hafifçe (7,02 mm) üzerinde olan bu vatandaşın Ankara bozkırlarında yetişebilmiş olması hayrete şayandır. Zeynep’in en önemli özelliği cart kırmızıya olan aşırı düşkünlüğüdür. Kırmızı çizme, kırmızı Palto, kırmızı başlık, kırmızı cüzdan, kırmızı yanaklar vs. vs. ile göz zevkimizi okşar.
Bütün bunların yanında dehasının parlak ürünlerini sıralarımıza ve Leanordo ustayı hayrette bırakacak şekilde işleyen arkadaş mimaride yumurta üslubunun teorisini bize tamamiyle açıklamıştır.
Tiyatroya olan düşkünlüğünü sözlülerde “Zavallı çocuğu, yazılılardan sonra sefillerin Jan Voljanını, tenefüslerde de Arslan Yürekli Rişar’ı canlandırarak gösterir.
Geçen yıl birarada oturup derslerde yaptıkları ateşli mülakatlarla fazlaca dikkati çeken Zeynep Cem üçlüsü bu yıl hocaların hışmına uğrayarak ayrı köşelere sürüldüler. Fırsat buldukça birleşip konuşmalarını sürdüren bu grubun bayan elemanına hayat boyu mutluluklar.
  2027 NURSEL ERDENER
2027 Nursel Erdener Sınıfımızın neşeli, güler yüzlü kızlarından olan Nursel, sakin ve sessiz görünüşüne karşın çok çabuk kızar, kızınca da yanına yaklaşmak tehlikelidir. Müziğe olan aşırı merakını teneffüslerde şarkılar mırıldanarak herkese göstermek Ister.Ne zaman “CANDLE IN THE WIND” i duysak aklımıza ilk gelen odur. Bazen çocuksu çığlıklar atar, bazen olgun nasihatler çeken biri oluverir… Arkadaş canlısı olan Nursel her zaman hiç kimsenin kendini anlayamamasından yakınır, en küçük şeyleri bile kendine dert edinir. Bu yüzden arasıra hüzünlenirse de genellikle neşelidir. En büyük zevki tekme atmak ve kravat çekmektir. “İSPANYOLA” kelimesini de ağzından düşürmez. Tek ideali bir “SHELL” servisinde çalışmaktır. Dilek’le iyi arkadaş olduğu rivayet edilir. Oldukça saf ve romantik olan arkadaşımız çok güzel şiir yazar. Titiz davranışları ile tam bir sanatçı tipidir. Sevdikleri arasında DONNY, hafif batı müziği, COKE ve Kapşonlu eşofmanı sayılabilir. Sevmedikleri ise savaş ve ders çalışmaktır. İnsanların barış içinde yaşaması, birbirlerine kötülük etmemesini isteyen arkadaşımızı gelecekte dünya üzerinde ağzında zeytin dalı beyaz bir güvercin gibi kanat çırparken görmek bizim için sürpriz olmayacaktır.
  2028 CEYHUN AKSOY
2028 Ceyhun Aksoy İşte Fransızcanın gözbebeği, İngilizcenin danışma müdürü, okula seyrek uğrayan sınıfımızın vazgeçilmiş simalarından Ceyhun, yaptığı yerinde espirilerle hepimizin sempatisini kazanan arkadaşımız, sözlülerdeki Napolyonvari duruşu ve akıcı konuşması ile hocalarımızı gönülden etkilemeyi başaran tek şahıstır desek yeri var.
Yazdığı piyes sayesinde tüm ilgileri üzerine çeken bu yetenekli arkadaşımız arkadaş canlısı oluşu ve bunun uğrunda sınıfın yarısına yazdığı precislerle her an aranma özelliğini korumaktadır.
Arka sıralardan yaptığı ataklarla derslerin kaynamasını sağlayarak topladığı hayırdualarımız sayesinde tüm yaşantısı boyunca mutlu ve başarılı olacağı kanısındayız.
  2106 SEMİH ONGANKUL
2106 Semih Ongankul İşte sınıfımızın nadir görünen zengin simalarından biri. Sabah uykusuna doyamadığı gerekçesiyle uzun süreden beri sınıfımızın geç kalma rekortmeni olan bu arkadaşımız aramıza bu yıl katılmış olmasına rağmen, iyimserliği ve arkadaş canlısı oluşu ile kendisini bizlere sevdirmeyi bilmiştir. Semih derslerle az ilgilenen guruba dahildir ve tek düşüncesi kendini bir an önce okuldan kurtarıp, tabiatın kucağına atmaktır, çoğunlukla kendini dertli göstermekten çok hoşlanır ve bunda da gerçekten başarılı olur. Her şeyi ile çok yönlü olması haklı ile haksızı ayırdetmesi ve son derece cesur oluşu en belirgin özellikleridir.
Semih’e kendi kendini üzücü olaylara karıştırmamasını tavsiye ederek, hayatta sakin, mutlu ve başarılı olmasını günülden dileriz.
  2121 GÜLHAN YETİK
2121 Gülhan Yetik Sınıfımızın tarih dehası olan Gülhan her yazılıdan sonra olayların tam tersini yazıp kendine has yepyeni bir tarih yaratmasından ötürü hoca tarafından tebrik edilir.
Her nedense sözlülerle arası pek iyi olmadığından onu pek tahtada göremeyiz ama sık sık attığı tatlı kahkahaları ile hepimize varlığından haberdar eder.
Koyu bir İzmir hastası olan Gülhan yaza kadar sabredemediğinden sene ortasında İzmir’e bir seyahat yapmış ve pek de dersinin aksamasına aldırmadan çevresine topladığı gruba hatıralarını anlata anlata bitirememiştir.
Yazılılardan evvel pek ortalarda görünmemesine ve Cem’in yanında oturmasına rağmen derslerle arası pek iyi olmayan Gülhan hocaların değerini bilemediğinden şikayetçidir. On parmağında on marifet olan Gülhan sesinin güzelliğinden ötürü müzik hocalarınca keşfedilerek geleceğin ünlü müzisyenlerinden olmak yolundaki ilk adımını okul korosunda atmıştır.
  2208 TUNÇ GÖKÇE
2208 Tunç Gökçe Sınıfa girince soldan üçüncü sırada oturan, ağzında kalemi bir eli havada, öğretmene şüpheci sorular yönelten bir zat görürseniz kendisinin Tunç olduğundan hiç şüpheniz olmasın.
Derslerinde ise yanında oturan Selim’inden çekmediği kalmayan Tunç bilhassa Selim’in imtahan sırasındaki kendi kendine yaptığı monologlar yüzünden yazılılardan hep sinir içinde çıkar. Komp derslerinde ise Cem K’le alt yapı üst yapı tartışmalarına girmeleri en çok edebiyat hocamız Türkan hanımı memnun eder.
Giyimine de çok düşkün olan bu arkadaşımızın son zamanlarda İngiltere’den Cem K. ile birlikte aldıkları kazaklardan hergün birini giyip defile yapması ve kamp anılarını pür heves anlatması sınıfla hepimizi çatlatıp patlatır.
Bütün bunlar bir yana Tunç’umuz hakikaten nadir bulunan kişilerindendir. Kuvvetli kişiliği, iradesi, iyi kalpliliği centilmenliği ile hem hocaların hem de bizim kalplerimizi fethetmiştir.
Son zamanlarda İngilizce derslerine olan fazlaca düşkünlüğü ve James Joyce okumaktan Türkçe’yi de İngilizce aksanı ile konuşan bu sempatik arkadaşımıza bundan sonraki yaşamında da tüm mutlulukları ve başarıları diliyorum.
  2376 KAYIHAN BAĞDATLI
2376 Kayıhan Bağdatlı Kayıhan sınıfımızda her zaman yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle tanınan bir arkadaşımızdır. Bu adeta yılanı deliğinden çıkaran güler yüzü ve tatlı diliyle arkadaşlarının sevgisini ve öğretmenlerinin sempatisini kazanmıştır. Kayıhan bir sözlü sınavda kendini seyredenlere yeterince tanıtabilmektedir.
Yaptığı müzik ve jestlerle herkesin sevgisini kazanan bu arkadaşımız ayrıca derslerde yaptığı espirilerle “ha gülüm, evet canım” cevapları ve son derslerde “Home home sweet home let us go home” edalarıyla 3/L nin havasını kendisi ve eski sınıf arkadaşları için biraz da olsa değiştirebilmiş, yeni sınıfı ona biraz da olsun uyabilmiştir.
Üzüm üzüme baka baka kararır sözünden esinlenen Kayıhan bu nedenle henüz tekniğini öğrenemediğimiz bir çalışma usulünü sürdürmekte ve bunu oldukça başarıyla sürdürmektedir. Bunu da tüm öğrenim hayatında bir tek yıl ikmale kalmayarak kanıtlamıştır. Saçları hususunda Leman hanımdan kurtulma çaresini sabahları geç gelmede bulan bu arkadaşımız aynı zamanda Kıvılcım Hanımın tüm ısrarlarına rağmen arasıra(!) okula gelme adetinden vazgeçen ve “hepimiz birimiz birimiz hepimiz için” ilkesine uyarak nedense salı öğleden sonraları okula gelmemektedir. İyi niyeti, temiz kalbi ve samimi dostluğuyla tanıdığımız ve sevdiğimiz Kayıhan’a tüm güzelliklerle birlikte hayatta başarılar dileriz.
  2404 CEM ATAÇ
2404 Cem Ataç Konuşmaya olan aşırı düşkünlüğü yüzünden öğrencilerimizden sık sık tatlı sözler işiten, bilhassa İngilizce derslerinde yaptığı damdan düşme espirileriyle hiç de göründüğü gibi uslu olmadığını ispatlayan bu arkadaşımız Allah bozmasın oldukça çalışkandır.
Cart kırmızı ve mor kazakları, Beymen pardüsüsü ile bayanlarımızın bakışlarını 180 derece çeken jönümüz Yasemin’i çok sever. (Dikkatinizi çekerim, Cem’in 4 yaşındaki yeğeni oluyor.) Hepsi ısrarlamakta ve dolayısıyle bizi neşeye boğmakta üstüne yoktur.
Bu yıl 2 yıldır yan yana oturduğu Cem K. dan ayrıldı. Böylece hocalarımızın ilk günler sık sık birbirlerine karıştırdığı sınıfımızın Cem ikilisi tarihe karıştı. Ama neyse teneffüslerde ayrı oturmanın acısını bol bol çıkarıyorlar.
Ne dersiniz bu kadar yeter herhalde. Hayatın boyunca hep böyle tasasız ve neşeli olmanı dileriz.
  2412 EMRE AYGEN
2412 Emre Aygen Sınıfımızın en cana yakın ve sevimli şişmanlarından olan Emre her haliyle hocalarımızın ve arkadaşlarının sempatisini kazanmıştır ve bunu da fiziğine ve güler yüzüne borçludur. Sınıfımızın tek şişmanı olan arkadaşımız cüssesiyle orantılı temiz bir kalbe sahiptir. Ve bizler iddia ediyoruz ki Kolej camiasının gelmiş geçmiş en tatlı şişmanlarındandır. Fiziğinden hiç beklenmeyen o billur sesiyle sınıfta verdiği konserlerle herkesin neşesine neşe katan bu arkadaşımız müzik bilgisi ve kültürü ile müzik derslerinin en popüler siması haline gelmektedir. Derslerde yaptığı tatlı espirileri ve çocuksu hareketleriyle de tanınan Emre sınıfımızın en haşarı öğrencilerinden biridir. Kafasının bozuk olduğu bazı günlerde aşırı bir cimriliğe kaçan Emre bunlar haricinde genellikle cömert ve eli açıktır. Saç sitilini değiştirmeyi çok sevmesi onu teneffüslerde bile tuvalete itmektedir. Okul günlerinde pasaklı bir görünüşü olan Emre tatil günlerinde her nedense tanınmayacak kadar değişir. Köpeğine olan aşırı sevgisi onu bazen arkadaşlarından uzaklaştırmaktaysa da onu genellikle neşesiyle birlikte yanımızda bulur ve bundan büyük bir mutluluk duyarız. İleride doktor olmayı isteyen sevgili Emre’mize tüm arkadaşları olarak hayatı boyunca başarı ve mutluluklar dileriz.
  2515 DENİZ KARACA
2515 Deniz Karaca Sınıfımızın tatlı kızlarından Deniz ne kadar sınıf içinde sessiz sedasız olursa da sınıf dışında oldukça hareketlidir. Hele imtihanlarda çevresi ile kollektif çalışmaktan çok hoşlanır. Bir de fazla kalın olan Edebiyat ve Tarih kitaplarını taşımaktan hiç hoşlanmaz. En büyük özelliklerinden biri de sözlülerde müthiş heyecanlanıp unutmasıdır. Çok yavaş sinirlenir hele sinirlenip te arkadaşlarını kırdığı hiç görülmemiştir. Seyahati çok sevdiği gördüğü yerlerden en çok Side’yi beğendiğini söyleyen bu cici arkadaşımızın tarihi eserlere de düşkünlüğünü unutmamak gerekir. Boş zamanlarının bir kısmını kitap okumak müzik dinlemek ve şık giyinmekle geçiren Deniz’in deniz sporlarını sevmesinin yanında en çok sevdiği hobisi kayaktır. Bu hobiyi Ankara sokaklarında da uygulama sevdasında olan Deniz kış sabahları buz üstünde kayak yapacağım diye sınıfa elleri ayakları uyuşmuş burnu ise kızarmış olarak girer ve hemen aman bugün hava çok güzeldi ne güzel yürüdük bir bilseniz der. Hele fotoğrafçılığına diyecek yoktur. İleride Mimar olmak isteyen bu tatlı arkadaşımıza ömür boyu başarı ve mutluluklar dileriz.
  2598 MEHMET LEVENT YURTAL
2598 Levent Yurtal Sınıfımızın arka sıralarını paylaşan önemli şahsiyetlerindendir. Derslerin sadece kendisine ilginç gelen yönleri ile ilgilenir. Buna rağmen fazla gayret harcamadan derslerini başarı ile yürütenler grubuna dahildir. İngilizce dışında diğer derslerde son derece mütevazidir. İngilizce derslerinde ise Kıvılcım hanımla sınıfın çoğunun konuya tarafsız kaldığı tartışmalara girerler. Üniversiteyi Amerika da okumak istiyen bu arkadaşımızı sık sık ince puan hesapları yaparken görebilirsiniz. Bunun yanı sıra son zamanlarda averajını yükseltmek için öğretmenlerle sıkı ilişkilere girmiştir.
Tipik Amerikan aksanı, kendisine has mimikleri ve çok özel yürüyüş sitili ile hepimizin sevgi ve sempatisini kazanmıştır. Levent.
BÜTÜN BAŞARI VE MUTLULUKLAR SENİNLE OLSUN……
  2660 MURAT YURTTUTAN
2660 Murat Yurttutan Okulumuzun tanınmış kişilerinden olan arkadaşımız bu ününü yakışıklılığına ve basketçiliğine borçludur. Tarihinde az çalışıp onun kadar başarılı olan kişi azdır, devamsızlığına bir de basket şampiyonaları ve maçları sayesinde aldığı izinler eklenince bazı araları okulda hiç gözükmemesine rağmen evvelki senelerde hep direk geçmesi bizleri şaşkına çevirmektedir.
Sınıfımıza bu sene katılmasına rağmen yeni gurubuyla çevreye kaynamış ve sınıfımızın aranılan kişilerinden olmuştur. Geçen sene psikoloji kitabı olmadığından bir arkadaşının yardımıyla geçen Murat bu sene Sosyolojiden epey sıkıntı çekmektedir.
Sabahları okula gelmekle gelememek arasında kritik toplantılara düşen arkadaşlarımızın devamsızlılık günleri hayli fazladır.
Arasıra haşin tavırları olsa da herkese her zaman faydalı olmayı bilir ve buna yardımcılığı da eklenince okuldaki hemen hemen hepisi tarafından tanınır. Topluca gidilen yemeklerde hızlılığı ile herkesin sinirini bozmada üstüne yoktur. Tertipliliği ve düzenliliği kız arkadaşlarını aratmayacak düzeydedir. Her zaman şık giyinen Murat kullandığı after shave losyonlarıyla ünlüdür. Yakışıklı arkadaşımıza yaşam çizgisi içinde ulaşma istediği yerde mutluluklar ve başarılar.
  2690 HAKAN GÜLEÇYÜZ
2690 Hakan Güleçyüz Sınıfımızın en şirin üyesidir Hakan. O bitmez tükenmez neş’esi kendine özgü ve yüzünden hiç bir zaman eksik etmediği gülümsemesiyle kendini çevresine sevdirmiştir (ne de olsa soyadına uygun) kendisinin doğma büyüme, Adana’lı oluşu özellikle kız arkadaşlarının takılmalarına yol açmışsa da Hakan her zamanki hoşgörüsüyle, artık buna alışılmış gibidir. Bir ders yılı boyunca arkadaşlarının gerek maddi gerekse manevi ihtiyaçlarını her zaman karşılayan Hakan arkadaşları arasında çok sevilir. Bu arkadaşımızın derslere karşı fazla bir bağlılığı yoktur. Ancak hiç bir yıl arkadaşlarını yalnız bırakmamış ve ikmalsiz geçmeyi başarmıştır. Tabii, Hakan’ın Kayıhan’la aynı çalışma türünü uyguladığını belirtelim… Lise hayatı boyunca Hakan’a tek dert olan ders İngilizce olsa gerek.
Ayrıca bu yıl geçirdiği apandisit ameliyatından sonra, büyük bir jübileyle ve Nuri Bey’in kuşku dolu bakışları altında beden dersine veda etmiştir. İleride ekonomist olmak istesyen Hakan’ın bu bonkörlükle bunu nasıl başaracağı aramızda her ne kadar merak konusu ise Hakan’a olan güvenimiz tamdır.
Her zaman güler yüzlü görmek istediğimiz bu arkadaşımıza hayatı boyunca başarı ve mutluluk dileriz.
  2860 ALP BURAN
2860 Alp Buran Alp sınıfımızın her zaman temiz giyimli ve yakışıklı simalarındandır. Alp’in derslerde sessiz ve uslu durması dışardan bakan bir kişi üzerinde çok iyi bir intiba bırakmaktadır. Fakat bu görünüşünün altına saklanmasını çok iyi başardığı diğer bir takım yönleri de vardır. Arkadaşımız sınıfın en köşesinde oturduğu için dersi dinleyip dinlemediği öğretmenleri tarafından kesinlikle anlaşılamaz ve bu yönden her zaman paçasını kurtarır. Alp’in kendine özgü diğer bir yönü ise hocalara karşı kendisini başarı ile savunmasıdır. Bu tarafı ile arkadaşımız çoğu kez sınıfı ve kendini suçlamalar kurtarmış ve sınıfın sempatisini kazanmıştır. Ayrıca Alp’in sınıfımızın futbol basketbol ve briç takımlarında olması sınıfımız için bir kazançtır. Kendisine duyduğu haklı güven sportmence yarışmasından ileri gelmektedir. Alp fazla çalışmaz fakat bir yıl içersinde çalışacak zamanları çok iyi seçmesi onun başarısını az da olsa sağlar. Bu yönüyle arkadaşımız bütün bir ders yılı çalışıp da o dersten ikmale kalanların sempatisini kazanmıştır. Alp ileride Mühendis olmayı arzulamaktadır. Tüm sınıf olarak arkadaşımızın arzusunun gerçekleşmesini ve hayatı boyunca mutlu olmasını dileriz.
  2877 AYŞEGÜL LERMİ
2877 Ayşegül Lermi Öğretmenlerimizin liste sonlarına olan aşırı tutkunluğu nedeniyle sözlülerde sık sık gördüğümüz Ayşegül’ün her nedense derslere karşı bir antipatisi vardır. Ders kitaplarını pek tutmamasına karşılık diğer bütün kitapları okumasını çok seven özellikle araştırma ve analize karşı tutkusu olan arkadaşımızın ayrıca satranca karşı da düşkünlüğü çoktur. Fırsat buldukça da satranç oynar. Hepimiz gibi pop müziğini değil de klasik müziği aşırı derecede seven Ayşegül ders çalışırken veya satranç oynarken de genellikle bu tür müziği dinler. Eğer Bengi’den nezle kapmamışsa, genellikle pek hastalanmaz. (Hepimiz gibi imtihan önceleri hariç) İmtihan önceleri yanında oturan Deniz’e sormayı hiç ihmal etmez. İyi resim yapmasını arada sırada bunu defterine deneyerek gösterir. Daha önceki yıllarda atletizmden voleybola kadar bir çok sporu deneyen bu spor sever arkadaşımız şu sırada kardeşiyle birlikte jogging’e başladı. Ayşegül’ün en önemli özelliklerinden biri de her çıkan yeni dergiye ilgi duymasıdır. Herhalde yakın bir gelecekte bu tutkusu onu iflasa sürükleyebilecektir. Arkadaşımızın gelecekte bütün isteklerinin gerçekleşmesi dileğiyle.
  2919 DİLEK TÜRKER
2919 Dilek Türker Eğer kapının önünde 3/L yazan tabelanın altında sevimli, neşe dolu güzel bir kız görürseniz bilin ki o Dilek’tir. Zaten o da size gözlüklerinin arkasından tatlı tatlı bakarak gülümseyecektir. Sınıfımızın cici kızlarından Dilek bütün sesini tenefüslere saklar, derslerde sessiz sedasız olan Dileği tenefüslerde kahkahalar atarken görmek olağandır. Sıra arkadaşı Nursel’le çok iyi anlaşır. Arkadaşlarına çok bağlı ve anlayışlıdır. Hiç kimseyi üzmeyen herkesin derdine ortak olan tertemiz kalpli çoğu zamanda boş ver diyen bu arkadaşımız kendini bizlere sevdirmesini bilmiştir. Ara sıra çocuksu çoğu zaman da deli dolu olan hayat dolu arkadaşımızın tek ideali Muavinimiz Emin beyden izin alabilmektir. Geçen seneki kondisyonunu göstermeyerek kapı önündeki yerini zaman zaman başkalarına kaptıran Dilek sınıfa hocayla; çoğu zaman da hocadan sonra girme rekortmenidir. Okula, okulu ve arkadaşlarını sevdiği için geldiğini söyler. Kendisini yaşam boyunca güler yüzlü ve neşe içinde görmek istediğimiz Dilek büyürse adam……olmak istemektedir.
Arkadaşımıza her şeyin gönlünce olmasını, yaşamı boyunca mutlu ve başarılı olmasını dileriz.
  2938 UĞUR ELİBÜYÜK
2938 Uğur Elibüyük Sınıfımızın en popüler simalarından olan Uğur, çoğu kere aramızdan uzakta, çok önemli işlerle meşguldür.
Geçen yılki sorumsuzluğundan henüz sıyrılamayan bu efendi ve ağırbaşlı arkadaşımız, sınıfımızın çok yönlü elemanlarının başında gelir. İçinde bulunduğu ortama ayak uydurmakta fazlasıyla başarılıdır. Kendisini herkesten başkalaştıran özelliklerinin başında çok güzel sesi ve müziğe yatkınlığı, el sanatlarındaki üstün yeteneği, centilmen bir sporcu oluşu ve bütün bunlara ek olarak teknik işlerdeki ustalığı sayılabilir. (Sınıf elektrikçisi olup, anahtardan çaktırmadan elektrik almada üstüne yoktur) Ders saatleri boyunca sınıfımızın posta müdürlüğünü üstlenen bu arkadaş canlısı ve mert arkadaşımız, yolladığı mektuplarla sınıfı bir anda neşe ile doldurur. Esprileri yaparken bile kimseyi incitmemeye dikkat eden bu gerçek dosta, sayılarla süslü mutluluk dünyasında sonsuz başarılar dileriz. Arkadaşımızın gelecekteki başarılarına şimdiden “6” diyoruz.
  3084 SERDAR ÜNALAN
3084 Serdar Ünalan Gözümüze ara sıra ilişen bu arkadaşımız bonkörlüğü ile tanınmıştır. “Hadi gitte uyu, takma kafana, beni siz delirttiniz” gibi lafların genel kaynağı olan Serdarımız sene başında geçirdiği trafik kazasını bahane ederek bize kendini tanıtma fırsatını vermeyerek bizleri meraklandıran, esrarengiz bir havaya bürünmüştür. Spor arabalara karşı sonsuz sempatisi olan bu arkadaşımızı hafta sonları Sergen ve çevresinde uzun boyuyla ve ona çok yakışan gözlükleriyle, elleri ceplerinde hava atarken görmek mümkündür. İstediği zaman herşeyi başarabileceğine inandığımız arkadaşımız birgün karşımıza ummadığımız bir anda ummadığımız bir çehreyle çıkarsa bu durum bizleri hiç şaşırtmayacaktır.
  3126 MEHMET KADIOĞLU
3126 Mehmet Kadıoğlu Siyah saçlı kahverengi gözlü olan bu sevimli arkadaşımız sınıf listesinin en alt sırasındaki yerini iki yıl boyunca koruduktan sonra üçüncü sınıfta bir üst sıraya terfi eden Mehmet hepimizin sevdiği ve daima güler yüzlü bir çocuktur. Hemen her zaman etrafındakilere söyleyecek bir sözü bulunur ve sözünü esirgemeyen çok açık sözlü arkadaşımızdır. Tatillerini Almanya’da geçiren bu arkadaşımızın en büyük zevklerinden biri de anılarını anlatmaktır. Sene içinde derslerle ilgili olmamakla beraber sene sonlarında hep sınıf geçmeyi başarmıştır. Bunu nasıl başardığı merak konusu olmuştur. Sınavlardan önceki günler okula pek uğramayan bu arkadaşımız son günde gösterdiği büyük performansıyla her seferinde paçasını kurtarabilmiştir. Eğlenceleri hiç bırakmaz okulun düzenlediği bütün toplantılara gider. Şimdi en büyük amacı 18 yaşını doldurur doldurmaz ehliyet alıp babasının son model mercedesini Çankaya yollarında eskitmektir. Gelecekte Makina Mühendisi olmak isteyen bu arkadaşımıza tüm yaşamı boyunca mutluluklar ve başarılar dileriz.